Ne yazık ki başkalarına karşı bu temel adalet ve iyi niyet hissi bizimki gibi giderek en zengini zengin eden ve geri kalanları global rekabetin çılgınlıklarına terk eden bir toplumda tehlike altındadır. Medyamız ve okul sistemlerimiz giderek daha fazla maddi başarının, yani hem spor alanında, hem de sınıf içinde başkalarını yenmenin önemini vurgulamaktadır. Artan rekabet ortamında, orta sınıfa ve üst sınıfa ait ebeveynler çocuklarına 'avantaj' olarak düşündükleri her şeyi giderek daha fazla sunabilmek için daha aşırı uçlarda davranmaya başlamıştır. Rekabete yapılan bu daimi vurgu, insanların akıl sağlığı ve sosyal bağlılık için gerekli olan işbirliği derslerini, empatiyi ve fedakarlığı köreltmektedir.