Bütün insanlar Kadri gibi ölümü beklemeyerek ölürlerdi. Şu mezarlardaki ölülerden birinin eline vursa postaya bırakılacak bir mektup düşecek; şu iskeletin dudağına dokunsa bitmeyen bir şarkıya parmakları takılacak; şu kafatasını karıştırsa faize yatırılacak para bulacaktı..
"Güzel düşünmüş yalana, üstü başı temiz rezalete insanlar muhtaçtır; içtimai silah olan iftirayı, teselli olan dedikoduyu, kazanılmamış parayı kaldır, bütün müessese yıkılır."
Her eylemin bir sonucu olduğunu varsaydığımızda kaderimiz, her gün verdiğimiz binlerce karardan her birinin meyvesine dönüşür. Amaçsızca sürüklenen insanlar, hayatlarını yöneten bu neden - sonuç ilişkisinin farkında olmamalarıyla tanımlanırlar..