Birdenbire ciddileşmiş yüzünü görüyor ve içinde devinip duran, ama dile getirilemeyen, başka zaman olsa aşk sanabileceği sarılgan bir minnettarlık duyuyordu.
İnsanüstü mutluluk bir yana, günlerin eğri çizgisi dışında sonsuzluk diye bir şey görmüyordu. Mutluluk insaniydi, sonsuzluksa gündelik. Her şey küçülmeyi bilmekte, güneşlerin ritmini umudumuzun eğri çizgisine bağlamak yerine, kalbini onlarla düzenlemekteydi.