Şu an olduğum dünyadan beni öyle güzel kopartıp içine aldı ki… Sayfaları çevirdikçe ben de kitabın dünyasına dahil oldum. Beni gerçeklikten koparıp yüzyıllar öncesine, deniz altına ve güzel bir aşk hikâyesinin içine düşürdü. Hikâyenin bir parçasıymışım gibi okudum. Çok güzel bir dünyaydı; tıpkı yazarın diğer kitapları gibi… Kafasını dağıtmak isteyip kendi gerçekliğine ara vermek isteyenlere öneririm.
Deniz TanrıçasıP. C. Cast · Pegasus Yayınları · 20151,367 okunma
Hikaye beni o kadar içine çekti ki, tüm olaylar olup biterken sanki bende oradaydım. Tüm duyguları karakterlerle beraber hissettim. Sanırım Thomas ve anne’i uzun bir süre unutamayacağım… yazarın diğer kitaplarını da okumak için sabırsızlanıyorum. Ve tabii ki İrlanda’yı görmek için de!… tarih, aşk ve fantastik hepsi çok dozunda ve uyumlu bir şekilde harmanlanmıştı. Okurken, kendimi bambaşka bir dünyada buldum ve dalıp gittim…
İçinde karakterler olan,kurgusal bir roman tadında yazılan, bir kişisel gelişim kitabı. Akıcıydı. Yazar, okuru sıkmadan bir şeyler katmak istemiş. Beni okurken yormadı. Tavsiye edebilirim.
Kitabı bitirdikten hemen sonra zihnimde ki cümleleri bir araya getirip inceleme yazamadım. Galiba biraz beklemem gerekiyordu. Kitap bittikten sonra öylece kaldım kemal gibi bende bu aşkın mutlu sonlanmasını uzun uzun umutla bekledim. Bazı yerlerde korksam da, anlasam da, içimde bir yerlerde kemalin mutlu bir hayata kavuşmasını istiyordum. Ama zaten kitabın son cümlesi de buydu “çok mutlu bir hayat yaşadım” mutluluk bir süreç değildi sadece anlar da vardı. Tıpkı diğer duygularımız gibi bir anda olur ve sonra geçerdi. Oturup onu beklemek diğer duygulara haksızlık olurdu. Kemal hep mutlu olduğu anları istedi geri dönmeyi o mutluluktan hiç çıkamamayı. Bu yüzden de hem kendini hem de füsunu mutsuzluğa mahkum etti ama en sonunda dönüp baktığında mutlu bir hayat yaşadığını gördü. 8 yıl füsunu sadece akşam yemeğinde seyretmişti. Çoğu zaman bir an için yaşadı. Ona kavuşmak için bir sigara izmariti bile çok değerliydi. füsunun dudaklarına değdiği için yüzlerce ânı biriktirdi. Aşkını herkesten farklı yaşadı. Saklayarak,gizleyerek,biriktirerek. Sanki o zaman hep bu aşk yaşanacaktı yeniden başlayacaktı. bu yüzden kimilerimize göre hastalıklı bir takıntı. Kimilerimize göre de romantik bir aşık olarak kalacak. Orhan pamuğun bu kurgusunu, romanın içinde kendine bir karakter vermesini, romanı somutlaştırarak müzeyle birleştirmesine gerçekten bayıldım. Umarım en kısa sürede masumiyet müzesini ziyaret eden okurlarından biri olabilirim.
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,3bin okunma
Kitabın biraz abartıldığını düşünüyorum ya da benim beklentim çok yüksekti. Kitapta ki karakter, davranışlar, zihni zorlama gibi geldi. Sanki hep üzgün olmak zorundaydı. Karakter olayların içinde değilde uzaktan izliyor gibiydi. Okumanızı önermem.