İşte gözlerini kapayınca görüyor: Mavi bir gökyüzü altında büyük bir sahra ki, sabahın hüzünden ve neşeden, renkten ve zulmetten, sükûttan ve nağmeden, gölgeden ve hayalden; o bir diğerinin hem aynı hem gayrı zannolunan tezatlarından oluşmuş hali altında, henüz uykusundan tamamıyla sıyrılamamış mahmurluklarla yüklenmiş sisler arkasında boğulan ufuklara doğru uzanıp gitsin. Üzerinde bir gökyüzü ki, geceden kalma siyahlıklarla gündüzün ilk parıltılarının karışmasından oluşan esmer bir renkle gözleri okşar, bir belirsiz renk altında mavi bir atlas halinde görünen gökyüzünün derin bir köşesinden Venüs'ün beyaz gülüşü hâlâ görünür, yeni bir temizlikle ışıklı bir göz gibi bakmaktadır...
Sayfa 25 - Referans Yayınları