Buğra hepsert

Buğra hepsert
@Bugra1655
7 okur puanı
Mayıs 2020 tarihinde katıldı
Puan vermedi
Kırmızı Pazartesi, bir cinayetin nedenlerinden çok, neden engellenmediğini anlatan sarsıcı bir toplumsal incelemedir. Roman, “haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır” düşüncesini bireysel ahlakın ötesine taşıyarak kolektif bir suç haline getirir. Burada cinayet, birkaç kişinin değil; bilen, gören ve susan bir toplumun eseridir. Ataerkil yapı romanda yalnızca kadınları baskılayan bir mekanizma olarak değil, erkeklerin de omuzlarına ağır roller yükleyen bir düzen olarak karşımıza çıkar. Namus kavramı, Doğu toplumlarıyla özdeşleştirilen klişelerin aksine, ironik biçimde erkeği kuşatan bir zorunluluğa dönüşür. Kimse gerçekten bu cinayeti istemez; fakat herkes onu kaçınılmaz kabul eder. Bu zorunluluk hissi, bireysel iradeyi felç eder. Romanın en çarpıcı yönlerinden biri, kitle ahlakının pasifliği ve değişimin durağanlığıdır. Bu durum, fizikteki eylemsizlik yasasını hatırlatır: Üzerinde baskı ve etki vardır, fakat hareket yoktur. Toplum, ahlaki bir kuvvetle itilmediği sürece yön değiştirmez. Herkes sorumluluğu başkasına bırakır ve bir an için zaman donar. Cinayet önlenebilirken önlenmez. Öldürülen karakter bir ideal ya da kahraman değildir; Márquez bunu bilinçli olarak seçer. Çünkü mesele masumiyet değil, toplumsal düzenin işleyişidir. Toplumsal dengelerin bu denli pasifleşmesi, egemen güçlerin varlığını sürdürmesine alan açar. Değişimin yokluğu, iktidarın en büyük müttefikidir. Kırmızı Pazartesi, bilmenin yetmediğini, bilip de susmanın suç ortaklığı olduğunu hatırlatan bir romandır. Sessizlik burada tarafsızlık değil, aktif bir tercihtir. Ve bu tercih, kaçınılmaz olarak bir bedel yaratır. Romanın asıl ağırlığı da tam olarak bu sessizliğin altında yatar.
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,3bin okunma
Reklam
Puan vermedi·352 syf.··
2025 1. kitabı
Bir bayram arifesi herkes evde bayram eğlencesine dalıp gitmişken tekli koltukta bir bakayım diye açtığım ve oracıkta kanımı donduran, ağlatan, üzen , umutlandıran bir kitap olmuştu, Satrapi aslında güzel coğrafyamızın şansız kızlarından sadece bir tanesi kaç binlerce kız kardeşimiz , ablamız,annemiz bu insana düşman sistemin içinde heba oldu gitti, bir çiçekti kız çoçukları hepsi kardeşleri yaşındaki çocukları doğurdu , işte o gün biraz daha anladım kültüre,demokrasiye ,iyiliğe,laikliğe neden ekmek gibi acıkmamız gerektiğini belki Satrapinin gidebileceği bir ülke vardı ama bizlerin yurt tuttuğu bu coğrafyada laiklik giderse bütün değerler, bütün o güzel zeytinlikler , o küçücük bir çoçukken gezintiye götürüldüğünüz o yerler hepsi elinizden gider kaybetti bu coğrafyanın çoçukları sıra bizim çoçuklarımız olmasın bizlerin annesi bizlerin değerleri olmasın , Kurutmasın mollalar bu cennet vatanı sıkı sıkı sarılalım bu aydınlık geleceğe henüz yaratılmamış olan bu vakte
PersepolisMarjane Satrapi · Panama Yayıncılık · 20172,650 okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2025 8. kitabı
Bir hayalet yükseliyor işte bugün o hayalet binlerce cv dolduran en eğitimli kuşağın hüsran çığlıkları ,Bir yandan ülkenin en güzel yerlerini işgal eden mutlu bir azınlık , bir yandan onları mutlu etmeye ant içmiş milyonlarca sahip akıllara sürgün bu sistemin tıkanmış bu devletin işlevsiz olduğu kazananın her şeyi aldığı , katliamlar yarattığı , ulusları , milletleri yok ettiği bu barbar düzenin çözümü nedir ? Demokratik Sosyalizm John Mill bu ufak dergi denemesinde bizleri tarafsız bir yargıya davet ediyor bir yandan o görkemli ada bir yandan gelişmekte olan yığınlarca işçi sınıfının iki tarafında sessiz vicdan çığlığı olmaya çalıştığı bu deneme belki de herkes sakinleşip biraz daha yaşama uğraşı ve kaderiyle mücadele etse herkes için anlaşılabilir bir metin
SosyalizmJohn Stuart Mill · Kapra Yayıncılık · 2021176 okunma

Buğra hepsert

, bir kitap okudu
Puan vermedi·517 syf.·
2025 68. kitabı
Jack London
8.9/10 · 134,7bin okunma