Buğra Tatlıyer

Buğra Tatlıyer
@Bugra777
Öğrenci ( Hukuk )
Lisans
Ankara
38 okur puanı
Mayıs 2023 tarihinde katıldı
plana sadık kal
8/10
·65 syf.··
2026 5. kitabı
Kitap, stratejilerin yanı sıra bilgelik, hikmet, hakikat ve sabır gibi evrensel konulara dair tespitler de yapmaktadır. Eserin ilk bölümü olan Hesaplama, bir savaşı mutlak kazanmanın beş yolundan bahseder. Bu şartlar sırasıyla gök, yol, komutan, kural ve mekandır. Yol, savaşta izlenmesi gereken stratejileri anlatırken Gök tabiri Tanrı’nın bir sembolüdür. Yer, savaşın yapılacağı mekan ve savaşta kullanılan silahları kapsar. Komutan ise savaşların en temel taşıdır. Çünkü komutan iyi bir plan yapamazsa, birlikte fikir ayrılıkları ortaya çıkabilir. İkinci bölüm olan Savaş’ta ise düşman ordusuna karşı hangi taktiklerin uygulanacağı anlatılır. Devamında Taktik Saldırı’dan bahseden eser, başarılı olan bir komutanın hem kendini hem de karşısındakini tanıması gerektiğini vurgular. Savaşların inceden planlanması gerektiğini sıkça ifade eden Sun Tzu, gizliliğin ve asker moralinin başarıya giden yolda ne derece önemli olduğunu belirtir. Başarılı bir Çin komutanı olan Sun Tzu, kitabında üstü kapalı bir biçimde aslında hayatın ne denli yollar ve varyasyonlar içerdiğini anlatmaktadır. Savaşta zafer olsa bile, geçen uzun zaman asker ve komutanları yıpratmakta ve psikolojik birçok hasar bırakmaktadır. Savaş’ta esas olan galibiyet değil, kaybedilen vakittir. Çünkü hem ekonomik koşullar hem de halk direnci, zamanla seyrin en önemli iki unsuru haline gelir. Orduyu iyi idare eden kişi savaş gücünü ülkesinden, ikmalini düşmandan sağlar. Akıllı komutan yiyecek teminatını düşmandan almalıdır. Eğer sefer uzaktaysa, halk yoksullaşır. İşgalin en başarılısı ise savaşmadan düşmana boyun eğdirmektir. Bu nedenle en iyi askeri strateji taktiksel saldırıdır. Askerlikte kural, “10 katıysan kuşat, 5 katıysan saldır, 2 katıysan dağıt, eşitsen yenmeye çalış, az isen çekil, zayıf isen savaşmaktan
Savaş SanatıSun Tzu · Karbon Kitaplar Yayınları · 201949,6bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Dili zorlayıcı, içeriği ufuk açıcı
7/10
·88 syf.··
2026 4. kitabı
Psikanalizin kurucusu Sigmund Freud psikanalizin toplumsal olayları, uygarlığın gelişimini ve sorunlarını açıklamakta da elverişli bir kuram olduğunu Uygarlığın Huzursuzluğu, Totem ve Tabu, Grup Psikolojisi gibi eserlerinde göstermiştir. Freud'un psikanalizin bulgularının sosyal hayat için ne anlama geldiğini dile getirdiği başlıca eseri olduğu için, "Uygarlığın Huzursuzluğu" yirminci yüzyıl boyunca birçok düşünürü etkilemiş, birçoklarına ilham vermiş ve kendisiyle hesaplaşmak zorunda bırakmıştır. Freud'a göre hayvani dürtülerle güdülenen insanın aynı zamanda uygar bir varlık olmaa çalışması trajik bir durumdur. Bununla beraber Freud insanın uygarlıktan vazgeçemeyeceğini de kabul eder. Sonuç uygarlığın kaçınılmaz huzursuzluğudur. Otekini Dinlemek uzmanlaşmış bir dizì. Ama dizide yer alacak bütün kitaplar doğrudan insana dair. Hayatlarımıza, kendi kişisel deneyim alanımıza, ana babalarımıza, onlarla ilişkilerimize, zor büyüme yıllarımıza dair bir bilgi... Kendimiz ve diğer insanlarla ilgili sezgilerimizi geliştirmemize yardımcı olacak, yeni kavrayış imkanları verecek ve kuşkusuz öğrenirken herkesin kendi deneyimleriyle sınayacağı türden bir bilgi...
Uygarlığın HuzursuzluğuSigmund Freud · Kapra Yayıncılık · 20213,988 okunma
İsyanın gölgesinde
8/10
·144 syf.··
2026 3. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 13 Nisan 2026 19:55
Kaderin cilvesi, işte bu sözdeyişin anlamını karşıladığı bir rus romanı daha karşımızda. Usta rus yazar Aleksandır S. Puşkinin elinde çıkan ustaca bir hikaye, dönemin Rusyasında çalkantılı vakitlerinde bir iç isyan olan Pugoçov’un isyanının anlatıldığı bu romanda, savaşın her iki tarafında da bulunan erdemli bir subayın gözünden aktarılan hikayede subayın erdemli ve dürüst karakteriyle aşkına sahip çıkması, savunduğu vatanına karşı savaşan isyancının gözünde bile saygı duyulan bir kişilik olması hasebiyle hikaye biz okuyuculara objektif ve insancıl anlatılıyor. Sade dil ve akıcı hikaye ve romandaki karakterlerin her dönemde millette ve her kültürde karşımıza çıkacak insan tipleri olması bizleri hikayenin içine daha çok çekiyor. Hikayede Erdemli subayımız Andreyiç ve Mariyanın aşkı asıl odağımız olmasa da anlatılan olaylar sonucunda mutlu son isteğimizi saklayamıyoruz, ayrıca yazar dürüstlüğün sonucunda kahramanımızın masumiyetinin ispatlanacağını ve mutlu sona ulaşacağını bizlere hissettiriyor, bu durumda okurken umudumuzu kaybetmememize sebep oluyor. Hikaye başlangıçtaki tesadüflerin örneğin isyancı ile kahramanımızın karşılaşmasının aslında ilerde bir amacı olduğunu ustaca sergiliyor. Sonuç olarak okumanız gereken rus klasiklerinden biri olan bu kitabı çabucak biteceğinden emin olarak tavsiye edebilirim.
Yüzbaşının KızıAleksandr Puşkin · Kapra Yayıncılık · 202036,9bin okunma
Eh işte
5/10
·352 syf.··
2026 2. kitabı
1950'li yılların İngiltere'sinde geçen romanda Flavia, babasının bir cinayetle suçlanması üzerine kendi kimya laboratuvarını ve kıvrak zekasını kullanarak olayı çözmeye çalışır. Kitabın konusunın anlaşıldığı üzere ilgi çekici olmak noktasında kusuru yok, ancak özellikle bir “polisiye-dedektiflik” türündeki romanlardan beklenen sürükleyicilik ve merak unsuru konusunda tartışmalara açık olduğu kanaatindeyim. Kahramanımız dedektif ruhlu olduğunu hissettiriyor, ancak olay kurgusu yazarımızın kaleminin hünerini sergileyeceği nokta olması gerekirken tabiri caizse tatsız kalmış. Ancak güncel modern romanların ortak kaderi şu ki; klasik Agatha Christie, Arthur Conan Doyle, Edgar Allan Poe ve Stephen King gibi yazarların her zaman gölgesi altında kalacaklardır.
Turtanın En Tatlı YeriAlan Bradley · Pegasus Yayınları · 2016277 okunma
7/10
·72 syf.··
2026 1. kitabı
·
45 günde okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2026 15:15
“Dostun dosta verdiği sükünet ve güven olmasa, hayat yaşamaya değer mi? Kendi kendine konuşurcasına sohbet edebildiğin bir arkadaştan daha büyük bir mutluluk bulunur mu?” Felsefe tarihinin önde gelen filozoflarından Cicero, tıpkı Platon'un diyalogları gibi yapılandırdığı Dostluk Üzerine'sinde hayatın içinden bir meseleyi irdeliyor ve yüzyıllar boyunca insanı hem bireysel hem de kamusal anlamda meşgul etmiş ve etmeye devam edecek birtakım sorular soruyor: "Dost kime denir?", "Kimler dostluğa layıktır?" ve "Dostluğun faydaları nelerdir?" Anlamın zedelendiği ve yerinden edildiği günümüzde kıymeti daha da artan bu sorulara, belki de hepimize "Evet, tam da böylel" dedirtecek yalınlıkta cevaplar veriyor: "Hakikaten de dostunun yüzüne bakan kişi, o an sanki kendi aksini görür. Böylece eksikler tamamlanır, fakirler zenginleşir, zayıflar güçlenir...””
Dostluk ÜzerineMarcus Tullius Cicero · Kapra Yayıncılık · 20213,397 okunma