Nasılsa insanım? Nasılsa insandım!
Okumak ve gezmek olası birsey. Peki kendini modernlik içinde sanıp da eli kitap yerine para desteleri taşıyanlara ne demeli ?
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bırakın beni ey hakikatler ! Yürümek İstiyorum. Cennetlerin olduğu yere doğru. Ne açıkları, ne açları, nee beni kızına münasip görmeyen zengin tüccarı, hiç bir şeyi düşünmeyeceğim. Dertlerimden kime ne?
Bırakın beni harpler. Kadınlar... Çocuklar... Açlar„. Deliler. Yürümek . Şoseden ayrılan yoldan bir cennete doğru yürümeye bırakın.
O bayıra yaslanmış köyc kadar çıkmayacağım. Bayırın dibinde su başını bulup oturacağım ve kendi kendimc diyeceğim ki:
«İşte, cennetin akar suyu... Cennete giremem. Burada dinleneyim.»
Bayıra resim gibi yapışmış, Fatma'ların Ali şlerle seviştiği, kahvelerinde delikanlıların şarap içip oynadığı, havaya tabancalar sıktığı kaygusuz memlekete gitmeğe hiç niyetim yok. Çünkü:
Basık tavanlı, tütmüş sobası, pis cigara dumanlariyle dolu bir kahvede insanlar toplanmışlardır. Taşmış sulardan, vergiyi verememiş, mandasını satmış, harbin bize gelip gelmeyeceğinden, boku bokuna adanı öldürmüşten, sıtmalıdan bahsediyorlardı. Köşede, içi karmakarışık bir adam oturuyordur. Bu başkasının hesabına, bir zengin hesabına tanı otuz sene askerlik etmiştir; ötekinin çocuğu Çanakkale'de ölmüştür. 'Bu al delikanlı yakın harpte süpürülecek...
Bırakın beni ey hakikatler! Ne açıkları, ne açları, ne de beni kızına münasip görmeyen zengin tüccarı, hiç bir şeyi düşünmeyeceğim. Dertlerimden kime ne?