Samet Ö.

Samet Ö.
Kişinin doğum tarihi pek önemli değil aslında, dünyaya gözlerini açmak daha önemli
Bilgi Güçtür
Gençliğini tahsil ile erdemlilik ile geçir. Kendini doğayı incelemeye ver. Balığını bilmediğim bir tek deniz kalmasın. Havadaki bütün kuşları, ormandaki bütün ağaçları, yerdeki bütün otları, toprağın altındaki bütün madenleri öğren. Hiçbir şey senin için bilinmeyen olmasın. François Rabelais (1494-1553)
Biyoloji
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Homo Ahretikus -4
Türkiye'de her genel seçimi kaybeden Karşı-Devrimci olmayan kimi siyaset çevrelerinde "Ah halkımıza ulaşamıyoruz, bir ulaşabilsek, gerçekleri anlatabilsek seçimlerde bize oy verecekler." diye bir düşünce var. Oysa Karşı-Devrimci olmayanlar ya da Devrimciler ağızlarıyla kuş tutsalar homo ahiretikusları etkileme olanakları yoktur. Çünkü homo ahiretikusun inanabilmesi için karşısındakinin dinci, İslamcı, Yaşar Nuri'nin deyimiyle "Allah'la aldatanlardan biri" olması gerekir.
Sayfa 228
İslâmcılık
Homo Ahretikus -3
Arada bir karşımıza çıkartılan Atatürk'ün "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" sözü var. Hemen soralım: Homo ahiretikus milletin, ulusun bir bileşeni midir? Hayır, kesinlikle hayır. Milletin bireyi yurttaştır. Yurttaş demek iyi eğitilmiş, aydınlanmış insan demektir. Demek ki egemenlik yurttaşlardan oluşan ulusundur. Dolayısıyla homo ahretikus bu topluluğun dışındadır.
Sayfa 229
İslâmcılık
Homo Ahretikus-2
Homo ahiretikus, Orta çağ siyasal kuramına göre sürüden biridir, birey olması söz konusu değildir. Koyun gibi güdülecek bir varlıktır. Aklı fikri öbür dünyadadır, bu dünya yalan dünyadır. Homo ahretikus yurttaş olmadığına göre onun oy hakkı olmalı mıdır? Türkiye gibi nüfusun önemli bir bölümü (çoğunluğu) homo ahiretikus olan bir ülkede bu soru sorulabilir.
Sayfa 229
İslâmcılık
Homo Ahretikus-1
Homo ahretikusların ezici çoğunluğu eğitilmemiş ya da az eğitilmiş olduklarından dinin geleneklerini şeyhlerden, ulemalardan yani din adamlarından öğreneceklerdir. Bu, İslamiyetin dinde ruhban din adamı yoktur ilkesiyle çelişse de, yığınların cehaleti dolayısıyla, bunların din adamlarınca yönlendirilmesi kaçınılmaz bir zorunluluktur.
Sayfa 224
İslâmcılık