Suyun insan vücuduna olan basit ama önemli etkisini anlatan eşssiz bir eser. Yazarın suyun bu özelliğini hapishanede keşfetmesi ve bu çalışması için tahliyesini ötelemek istemesi de ayrı bir özveridir. Çağdaş tıpın hastalıklarla mücadelesi onları bastırmak üzerineyken (ilaç firmaları kendi pazarlarını asla yok etmek istemezler) yazar suyun gerektiği kadar ve belirli aralıklarla içilmesiyle bir çok hastalığın önlenebileceğini var olan hastalığınız veya ağrınızın geçebileceğini söylüyor. Üstelik bunları basit kimyasal tepkimelerin vücut içerisinde gerçekleşmesi sonucunda ortaya çıkacağını tarif ediyor. Su yerine tüketilen hiçbir içeceğin suyun yerini alamayacağı ve vücuttan daha fazla suyun çıkışana sebep oldukları için vücudu dehidrasyona uğrattıklarını anlatır. Herkesin okumasını ve çevresine anlatmasını tavsiye ederim. Oldukça önemli bir kitap, suyun vücudunuz için etkisini hafife almayın.
Sevdiklerime düşünmeden sarılırım çünkü bu tür bir etkileşim sevgi ve bağlılık hislerini kuru sözcüklerden çok daha etkili bir şekilde iletmektedir. İnsanlara dokunmaktan çekinen, kolay kolay kimseye sarılmayan kişiler için üzülüyorum; çok şey kaçırıyorlar.
Belki bir gün bu tutum değişebilir fakat şu an için konuşacak olursak, birilerini olumlu bir yönde etkilemek istiyorsanız ve dövmeleriniz varsa, gizlemelisiniz.
Dövmeler üzerine konuşacak olursak, bu türden vücut süslerine yönelik talepte son onbeş yıl içinde büyük bir artış olduğunu söylebiliriz -özellikle de daha "modernize" ülkelerde. Öte yandan, dövmelerinin kökeni en azından on üç bin yıl gerilere kadar gitmektedir. Vücudumuzu bir ilan tahtası olarak düşündüğümüzde, günümüz kültüründe dövmelerin insanlara nasıl göründüğü tartışmaya açık bir konudur. Dövmelere yönelik talepte ciddi bir artışın yaşandığı son yıllarda birçok kez jüri adaylarına anketler uyguladım ve dövmesi olan bir tanık ya da sanığın jüri üyelerince nasıl algıladığını değerlendirme şansım oldu. Potansiyel jüri adayları üzerinde yapılan ve farklı birçok grup kadın ve erkeğe uygulanan anketler, dövmelerin genellikle düşük statü (alt sınıf) göstergesi ve/veya gençlikte yapılan bir hata olarak algılandığı ve insanlar tarafından sevilmediği ortaya koymaktadır.