Toprak reformu aleyhtarlığı, Demokrat Parti'nin doğuşuna yol açan nedenlerden biri olmuştur. Büyük ticaret çevrelerini temsil eden "İş Bankası Grubu"nun lideri Celal Bayar ile toprak ağalığından kapitalist çiftçiliğe yol almakta olan Adnan Menderes, Toprak Kanunu'nun yarattığı endişeleri körükleyerek; Emin Sazak, Fevzi Lütfi Karaosmanoğlu gibi bir kısım toprak ağalarını Demokrat Parti saflarına çekmişlerdir.
İstanbul'da "milliliğe karşı" aydınlar Türk olmadıklarını açıklamak için kuyruğa girmişlerdi. Bu dönemi yansıtması açısından yine 150'likler listesinde olan ve ülkeyi parçalayan Sevr Antlaşması'na imza atan yazar, şair ve dönemin Bakanı filozof Rıza Tevfik (Bölükbaşı) bir Fransız gazetesine verdiği röportajda; "İngilizlerden çok şey öğrendim. Fransız medeniyetine hayranım. Ben de duygu ve düşünce bakımından beğenilecek ne varsa sizindir. Ben de fena olan her şeyin kaynağı benim!" diyecek kadar kendi kültürüne ve o günlerde yükselen milli hassasiyetlere karşıydı.
Yıllar sonra bir söyleşide kendisine, "Milli Mücadele'deki yanlışlarınızdan pişmanlık duyuyor musunuz?" sorusu sorulduğunda bile inatçı karakteri ile açıkça "yanıldım" demedi ama belki de ilk kez üstü kapalı da olsa bir tarihi gerçeği kabul ederek, şöyle yanıt verdi; "Hayır. Ben haklıydım yerden göğe... O şartlar içinde Kurtuluş mücadelesine atılıp Türkiye'yi 3 büyük devletin pençesinden kurtarmaktan söz edenlere karşı herkes benim gibi düşünürdü. Öyle düşünen Tek Adam oydu, tek adam!"
Sayfa 80 - Refi Cevat; Azılı Milli Mücadele Karşıtı
Son "Aydınlar Toplantısı", Boğaziçi üniversitesi'nde Ermeni sorununun görüşülmesi girişimleri ve rektörlüğün buna sahip çıkması, Dışişleri bakanının desteklemesi, "1 milyon Ermeni ile 500.000 Kürtün öldürüldü" mesajının Batı yayın kuruluşlarına iletilmesi, "masum" Yunan halkına ve Avrupa birliğine 6-7 Eylül olaylarının kanlı anma günlerinin propaganda eylemleri, terör örgütleri ve ayrılıkçı siyasal partilerle sürekli işbirliği atılımları, bu "Tarihsel Aydın" sınıfın bir türlü millieşemediklerini gösteren kanıtlardır.