Toplumumuzda da Türk kültür ve değerlerini üreten, ulusal normlara bağlı halk kitlesi ile sürekli bu değerlere karşı küreselleşme tezini ileri süren, çokulusuluk ve mozaikleşme biçimini savunan tarihsel yabancı soylu aydın tabaka, sanayici grubu, akademisyen ve yöneticilerin oluşturduğu ikili yapılaşma, Türk toplumunun da ezeli bir açmazıdır.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Millet, Gökalp'e göre, sosyolojik anlamda, "Dûce, dince, ahlakça ve güzellik duygusu bakımından ortak olan, yani aynı terbiyeyi almış bireylerden ibaret bir topluluktur."
Cumhuriyet dönemi, bu ümmet tablosunu artık uygulayamazdı. Kendine dönmek, kendini kendinde bulmak durumundaydı. Kemalist sistem, bu nedenle bir "Türkleştirme" serüveni değil aksine 730 yılında Orkun Anıtları'nda adı geçen "Türk Budunu" na dönerek yitirilen "Türklük" kimliğini yeniden kazanmak sürecidir. Ancak Atatürk'ün erken ölümü, ulus-devlet veya milletleşme hususunda istenilen optimuma ulaşamamış, gelenekli üst yöneticiler sistemi bir dogmatizme sürüklemişlerdir. Gözlendiği üzere hala Doğu ve Güneydoğu yöresinde aşiret klan yaşantısı çözülememiş, nüfusun yaklaşık %30'u "Standart Toplum" da bütünleştirilememiştir. Şu anda 'Büyük Ortadoğu Projesi' ve bilinçsiz Avrupa Birliği macerasından ötürü yöremiz ürkütücü tehdit altındadır.
Nitekim Başbakanlık İnsan Hakları Danışma Kurulu tarafından hazırlanan ve 22 Ekim 2004 günü başbakanlığa sunulan "Azınlık Hakları ve Kültürel Haklar Çalışma Grubu" raporunda, "Kürt ve Alevi" kardeşlerimizi ve soydaşlarımızı "azınlıklar" kategorisine ithal etmek suretiyle hem oryantalist yapılı Avrupa Birliği'nin, hem de Türk kimliğinin dejenerasyonuna yol açabilecek adımlar atılmıştır.
Saka Türklerinin bir kalıntısı olan Zazalar, günümüzde 3 milyona yakın bir kitleyi oluşturmaktadır. 1921 Koçgiri, 1925 Şeyh Said ve 1937 Dersim olayları, resmi tarihimizde izlendiği gibi Kürt ayaklanmaları değil tamamen Zaza başkaldırmalarıdır. Ancak PKK ve yan kuruluşları, Zazaları Kürtlerin alt grupları olarak Kabul etmekte, yanlarına çekmektedir. Bu yaklaşıma ne yazık ki bir devlet kuruluşu olan TRT de alet olmakta, eğitim öğretim programlarını bu çerçeve içinde yürütmektedir.