Tanrıya inanmadığımı biliyordum, fakat düpedüz bir hayvan sürüsüne de inanamazdım; böylece bende bazı insanlar gibi kalabalıkların sınırında, yani halk arasında çöküş diye tabir edilen o her şeye uzak nokta da kaldım. Çöküş, bilinçaltının tamamen yitirilmesi demektir, çünkü bilinçaltı yaşamın temelidir. Kalp düşünebilseydi atmaktan vazgeçerdi.
Hepimiz burada kısıldık kaldık. Hepimiz aynı zaman kapsülünün içinde hapsolduk, tıpkı aynı insanların otuz sezon boyunca aynı kalacakları ıssız adaya düştükleri ve asla yaşlanmadıkları ya da kaçmadıkları televizyon dizileri gibi. Bu insanlar hiç yaşlanmazlar; ama her bölüm biraz daha fazla makyaj yaparlar.