Buket Kara

“ Aklım, kalbim ve ruhum onu serbest bırakana kadar bitmiş sayılmaz.” - Ron Hicks
İnsan ve Duygular
Buket Kara
Hımmmmm
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Mezarlığa uğramamış, otogarlardaki ayrılık ve buluşmalara tanıklık etmemiş, ameliyathanelerin önündeki çaresiz bekleyişi görmemiş, açlık çekmemiş, aldatılmamış ve yarı yolda bırakılmamış insanlar,bilgelik peşindeler ve popüler kitaplardan hayatın anlamını arıyorlar.
Buket Kara isimli okura yanıt verildi
Buket Kara
İnsanlar hep bir şeylere geç kalır zaten.
Mezarlığa uğramamış, otogarlardaki ayrılık ve buluşmalara tanıklık etmemiş, ameliyathanelerin önündeki çaresiz bekleyişi görmemiş, açlık çekmemiş, aldatılmamış ve yarı yolda bırakılmamış insanlar,bilgelik peşindeler ve popüler kitaplardan hayatın anlamını arıyorlar.
Buket Kara
Peki hayatın anlamını aramak için, hayatın sillelerinden birini yemek zorunda mıyız? Aklımız başımıza daha erken gelemez mi?
Tabut
Yattığım yerden kalktım, üzerimdeki toprağı attım. Boynum tutulmuş, yastığım çok sert. İnce, tül bir elbise vardı üstümde. Ne zaman giymiştim? Hava soğuktu; ama üşümüyordum hiç. Evin yolunu tuttum. Ayaklarım şaşırtıyordu beni; dünyanın en sağlam iki kauçuğu sanki. Dikenlere basıyor, cam kırıklarının üzerinden geçiyor ama hiç yara almıyordum. Gelmiştim. Merdivenin önündeydim. Bir, iki, üç, dört, beş. Kapı aralıktı, içeriden sesler geliyordu. İrkildim. Kalbimi yokladım, yoktu. Babam her zamanki yerindeydi ama suskundu bu sefer. Annem uyuyor gibiydi. Etrafını sarmıştı herkes. Odamda bir tabut. Tabutun üzerinde elimi gezdirdim, kapağını açtım. Bu bendim. Ölmüştüm. Rüyada olduğumu fark ettim rüyadayken. Uyanmak istedim, uyandım. Üzerimde solucanlar… Böcekler kollarımı yiyor, gözlerimi kemiriyordu. Kafamı kaldırdım. Bir taşın üzerinde adım yazılıydı. - Ben.
Edebiyat
Edebiyat Memuru isimli okura yanıt verildi
Buket Kara
Kusura bakmayın o kadar realist bakamamışım. Zaten burada bahsettiğim her şey fazla gerçekçi.
7/10
·264 syf.··
2020 38. kitabı
Sona Ermek, Selim İleri'nin yazın hayatının ellinci yılında, altmış sekiz yaşında yazmış olduğu bir roman. 2017 yılında, ilk çıktığında, haftalarca çok okunanlar listesinden düşmedi. Hâl böyle olunca benim için kitabı okumak farz olmuştu  diyebilirim :) Başkarakter edebiyatla geçirmiş olduğu ömrünün yaşlılık döneminde, tüm yazın yaşamıyla hesaplaşıyor. Gençlik yıllarını çok eleştiriyor fakat o yılları çok da arıyor. Roman boyunca başkaraktere eşlik eden pek çok kişi ve eser var. Anna Karenina, Çehov, Mehmet Rauf ve Eylül'ü... Liste böyle uzayıp gider. Yazarın melankolik fakat bir o kadar da karmaşık bir kalemi olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden kitabı okurken zorlandım. Tek bir konu etrafında dönmeyip adeta "daldan dala" atlayarak yazmış. Sürekli kesik kesik cümlelere yer verilmiş. Şayet siz de benim gibi Selim İleri kalemi ile ilk defa tanışacaksanız bence bu kitapla başlamamalısınız. Çünkü yazar bile kitaba "ıssız akşamlarında beni okumuş olanlara " diye başlıyor:) Yine de farklı kitaplarına şans vermek istediğim bir yazar oldu benim için. Herkese iyi okumalar.
Edebiyat
Sona ErmekSelim İleri · Everest Yayınları · 2017165 okunma
Buket Kara
Merhaba! Eğer yazarın başka kitaplarını da okuduysanız, bu kitapla başlamak yersiz bir karar mı olur sizce?