Uçakta rahat eden insanlar, yeryüzünden sekiz bin metre yukarıda , boşlukta, metal bir kutunun içinde olduklarını unutup kafalarını şarabın kalitesine, yemeğin lezzetine, koltukların genişliğine takanlardır ki, hemen söyliyeyim ben de onlardan biriyim.9
Ben sözlerden değil, bakışlardan tırsardım.Bakışların arkalarını sezer,sezgilerim doğrulanana kadar mecburen bekler, beklerken kafayı yerdim.Konuşunca mesele yoktu.Ayrıca bu devirde herkes en azından iki tane idi.Daha kalabalık olanları da görmüştüm.