…hayat başka insanlar için sanki davul ve darbuka eşliğinde akıp geçedursun, birbirinin tıpatıp aynısı olan günler benim üstüme fark edilmez bir toz gibi çöküyor.
Böyle budalalarız işte biz, diye düşündü Victoria sokağını geçerken. Ancak Tanrı bilebilir neden böylesine sevdiğimizi, nasıl böyle değerlendirdiğimizi, usul usul kurduğumuzu, çevremizde büyüttüğümüzü, yıktığımızı sonra, her an yeniden yarattığımızı...
Sevginin yalnızca bir duygu olmadığını, bilgi de gerektirdiğini kendimden biliyorum. Sevgi savurganlığım yüzünden habire su vererek çürüttüğüm kaktüsler hâlâ aklımda. Bir dostum, "İyi ki akvaryumda balık beslemiyorsun," demişti, "herhalde havasız kalmalarına üzülür sudan çıkarırdın onları."