Bin şu kadar yıllık Şarklı Türk, kendine Garplı dedirtebilmek için hazinelerini bir pula sattığı hâlde, karşılığında ne buldu, ne kazandı? Garp, bu kendisine saf saf yanaşan ve sokulduğu medeniyetten iltifat ve alâka görebilmek için şerefli târihini bile çiğneyen milleti bağrına bastı mı? Âlimleri ile, șairleri ile, kilisesi, asilleri ve her sınıf halkı ile ağızbirliği ederek barbar dediği Türk'e, şimdi medeni mi demektedir? Demez. Hem diyemez de. Zira Garplı Avrupa, Şarklı Türk'ün karşısında asırlarca yenilmiş ve dize gelmiştir. Hem de sille, tevhidin teslise zaferi olarak tecelli etmekle, kini daha da kamçılanmıştır. Hiç bu öfkeli utanç ve eziklik, affedilebilir, unutulabilir mi?