Bir senelik amansız bir mücadele...
Önce denizde başlayan, sonra ise karada aylarca devam eden; on binlerce insanın küçücük bir toprak parçası üzerinde tarihin en kanlı çarpışmalarını yaşadığı savaşın adıdır Çanakkale.
İngilizlerin, sömürgelerinden insan toplayıp getirdiği bir savaş bu. Yani bir yanda zorla ya da bedelle getirilenlerin, diğer yanda vatanı, dini ve ülkesi için canını dişine takanların mücadelesi... Mehmet Akif’in o meşhur dizelerinde dediği gibi: "Kimi Hindu, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ..."
Bu savaş; 93 Harbi ve Balkan Savaşları'nı kaybetmiş, moral olarak bitkin düşmüş bir milletin küllerinden yeniden doğduğu bir destandır.
Ancak üzülerek belirtmem gerekir ki; Çanakkale Boğazı'nda savaştan önce her türlü tedbiri alan fakat ismi pek zikredilmeyen, adeta görmezden gelinen II. Abdülhamid Han’ın da bu zaferdeki payı unutulmamalıdır.
Okuduğum kitaba gelecek olursak... Kitap tek bir kalemden çıkmış değil; farklı yazarların makalelerinden oluşan derleme bir eser. Bana hediye olarak gelmişti ve bir süredir kitaplığımda bekliyordu. "Artık okuyayım," dedim ve iyi ki de okumuşum. İçerisinde çok değerli bilgiler ve titiz çalışmalar mevcut. Özellikle Çanakkale Zaferi’ni andığımız bu ayda, bu tarz eserleri okumak büyük önem taşıyor.
Unutmayalım ki; tarihini bilmeyen ve unutan milletler, yok olmaya mahkûmdur.