Bünyamin

Bünyamin
@Bunyamin_
Sevdiğim yazarlar: Dostoyevski ve Peyami Safa
9/10
·160 syf.··
2026 13. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 23:03
Peyami Safa en sevdiğim yazarlardan biridir. Hatta en sevdiğim yazardır diyebilirim. Onun kitaplarını okumayı özlemişim. Kitaptan bahsedecek olursak. Olay örgüsü oldukça akıcı. Yoğunluğum olmasına rağmen kısa sürede kitabı bitirdim. Eğer Osmanlıca kelimelere aşina değilseniz dili biraz ağır gelebilir. Biraz polisiye tarzı bir kitap olduğundan da bahsetmekte fayda var. Ayrıca bu baskıda önsözü okumanızı tavsiye etmem. Çünkü kitabın içeriğine dair bazı kısımlar var.
Selma ve GölgesiPeyami Safa · Alkım Basım Yayın · 20173,397 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
7/10
·112 syf.··
2026 9. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2026 23:47
Eğer bir gün bir yerde yönetici olmayı planlıyorsanız veya halihazırda bir yerde yöneticilik yapıyorsanız bu kitabı okumanızı tavsiye ederim. Kitapta Machievelli'nin devlet ve hükümdarlıkla ilgili çok ciddi çıkarımları var. Ayrıca yazıldığı tarih itibariyle burdan bakılınca üstünden 500 sene geçmiş bir kitabın pek çok konuda hâlen geçerliliğini koruyor olması oldukça dikkat çekici. Mesela Mısır için doğal devlet oluşundan bahsediyor. Bu çok doğru. Günümüzde de bu şekilde devam ediyorlar. Ayrıca kitabın bazı kısımlarında Türkler'den ve onların sistemlerinden de övgüyle bahsedilmiş. Tarihe, yönetim biçimlerine ilginiz varsa biraz da farklı bir bakış açısı kazanmak istiyorsanız bu kitabı kesinlikle tavsiye ederim.
HükümdarNiccolo Machiavelli · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202120,4bin okunma
ÇANAKKALE: Bir Milletin Varoluş Savaşı
8/10
·198 syf.··
2026 7. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 21 Mart 2026 19:22
Bir senelik amansız bir mücadele... Önce denizde başlayan, sonra ise karada aylarca devam eden; on binlerce insanın küçücük bir toprak parçası üzerinde tarihin en kanlı çarpışmalarını yaşadığı savaşın adıdır Çanakkale. ​İngilizlerin, sömürgelerinden insan toplayıp getirdiği bir savaş bu. Yani bir yanda zorla ya da bedelle getirilenlerin, diğer yanda vatanı, dini ve ülkesi için canını dişine takanların mücadelesi... Mehmet Akif’in o meşhur dizelerinde dediği gibi: "Kimi Hindu, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ..." ​Bu savaş; 93 Harbi ve Balkan Savaşları'nı kaybetmiş, moral olarak bitkin düşmüş bir milletin küllerinden yeniden doğduğu bir destandır. Ancak üzülerek belirtmem gerekir ki; Çanakkale Boğazı'nda savaştan önce her türlü tedbiri alan fakat ismi pek zikredilmeyen, adeta görmezden gelinen II. Abdülhamid Han’ın da bu zaferdeki payı unutulmamalıdır. ​Okuduğum kitaba gelecek olursak... Kitap tek bir kalemden çıkmış değil; farklı yazarların makalelerinden oluşan derleme bir eser. Bana hediye olarak gelmişti ve bir süredir kitaplığımda bekliyordu. "Artık okuyayım," dedim ve iyi ki de okumuşum. İçerisinde çok değerli bilgiler ve titiz çalışmalar mevcut. Özellikle Çanakkale Zaferi’ni andığımız bu ayda, bu tarz eserleri okumak büyük önem taşıyor. ​Unutmayalım ki; tarihini bilmeyen ve unutan milletler, yok olmaya mahkûmdur.
Bir Milletin Yeniden Dirilişi ÇANAKKALEKolektif · Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları · 201529 okunma
Bir şiir kitabının incelemesi.
6/10
·247 syf.··
2026 6. kitabı
·
33 günde okudu
·
Okunma: 12 Mart 2026 00:20
Orhan Veli'nin karışık şiirlerinden oluşan kitap, toplamda 244 sayfa. Kitapta; farklı türden yazdığı şiirleri, kendi yayımlamadıkları, serbest tarzda yazdıkları, mahlasla yazdıkları ve dergilerde yayımladığı şiirleri, kısacası bütün şiirleri mevcut. ​Meşhur "İstanbul'u Dinliyorum" şiiri de kitapta geçiyor. Serbest şiir yanlısı Orhan Veli'nin diğer şiir türlerinden de örnekler kitapta var ama ben serbest tarzda yazdığı şiirleri daha çok beğendim.
Bütün ŞiirleriOrhan Veli Kanık · Yapı Kredi Yayınları · 202431,4bin okunma
Bir Anna Karenina İncelemesi...
7/10
·1062 syf.··
2026 5. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 05 Mart 2026 23:13
Spoiler içerir! ​Normalde yazdığım incelemelerin hiçbirinde spoiler türünden şeylere yer vermem ama bu incelemenin spoiler içermesi gerekiyor. ​Uzun ve karmaşık bir dizinin kitap haline getirilmiş halini okuyor gibi hissedeceğiniz bir kitap. Hatta okurken şunu düşündüm: "Bu kitabı bizim senaristler nasıl keşfedememiş? Konu itibarıyla tam bizim TV dizilerine uygun bir eser." ​Tolstoy, diğer tüm eserlerindeki gibi bu eserinde de sıkça dini kavramlara vurgu yapmış. Ayrıca 19. yüzyıl Rus sosyetesini de çok güzel tanımlamış. Okurken kendinizi Petersburg ve Moskova sosyetesinin içinde hissediyorsunuz. Mesela o dönemde yaşayan Rus sosyetesinin; Fransız ve İngilizlere duymuş oldukları hayranlığı, kültürel anlamda bu etkinin izlerini ve bu hayranlığın onların hayatına yansımasını görebilirsiniz. ​Eserde çok fazla karakter var. Eğer Rus edebiyatına alışkınsanız çok fazla kafa karışıklığı yaşamazsınız. Kitap oldukça uzun; bu anlamda bazı yerlerde sıkılma durumları olabiliyor çünkü yazar bazı kısımları çok gereksiz şekilde uzatmış. Kitap tek konu üzerinden de ilerlemiyor. Birden fazla karakter var ve onların yaşamları arasında bölümden bölüme geçişler yapılıyor. Bu anlamda güzel, çünkü merak ettiğiniz için okumak istiyorsunuz. Kitabın ana karakteri, ismini de kitaba veren Anna. Ancak kitap sadece bu karakter üstünde ilerlemiyor. Konstantin Levin diye bir karakter var; olaylar onun üstünden de epey ilerliyor, hatta kitap onunla bitiyor. Kitabın başında Anna karakterine yer verilmiyor. ​Spoiler kısmı başlıyor! ​Anna konusuna ayrıca değinmek istiyorum çünkü yazar, Anna'yı kendisi de takıntı haline getirmiş gibi. Mesela kitabın ortalarında Anna çok hasta oluyor, ölüm döşeğine düşüyor ama ölmüyor; sonra aniden iyi olup başka bir hayata geçiyor. Bence yazar Anna'yı öldürmeyi
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,7bin okunma