Genel itibariyle azgelişmiş bir duygusal zekâdan söz edebiliriz. The New York Times'ta davranış ve beyin bilimi yazarlığı yapan Daniel Goleman, Duygusal Zekâ adlı çoksatar kitabında bu beceriyi "kişiyi motive edebilme ve hayal kırıklıkları karşısında azim gösterebilme; dürtüleri kontrol edebilme ve tatmini erteleyebilme; ruh hallerini düzenleyebilme ve sıkıntının düşünme yeteneğini bastırmasını engelleyebilme" olarak tanımlıyor. Bu cümledeki fiillerde "-ebilme" kısımlarını olumsuz eklerle değiştirirsek DEB'li kişiliğin kısa ve öz bir tanımını yapmış oluruz.
"Hiçbir şey işe yaramıyormuş gibi göründüğünde, gidip önündeki kayayı parçalamaya çalışan bir taş kırma makinesine bakarım. Belki de bir çatlak bile oluşmadan yüz kez darbe indirmek zorundadır. Ancak yüz birinci darbede taş ortadan ikiye ayrılır ve ben bunu son darbe değil, öncesinde zinen darbelerin hepsi olduğunu bilirim."
Zaman , başarı ve başarısızlık arasındaki boşluğu büyütür. Zaman ne ile beslenir ise onu katlar. İyi alışkanlıklar zamanı müttefige dönüştürür. Kötü alışkanlıklar ise düşmana...