Burak Bozkurt

Burak Bozkurt
@BurakBozkurt
"Jay Gatsby'nin dostu benim de dostumdur." Quis custodiet ipsos custodes? Anime/Manga listelerim için; myanimelist.net/profile/Bugiboo
Öğretmen
Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi İngiliz Dili Eğitimi Ana Bilim Dalı
İzmir/Şanlıurfa
İzmir
18 okur puanı
Haziran 2020 tarihinde katıldı
9/10
·221 syf.··
Beğendi
·
2020 41. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 16 Eylül 2020 23:00
Yaşım 27; artık benim "Alaska'nın peşinden koşacak" takatim yok; ama yine de "Alaska'nın peşinden koşulan" büyüme hikayelerini okumak benim için bir "gulity pleasure". Bunun galiba öğretmen olmamla alakası var, veya "genç" ve "çocuk" olmak ile hep bir bağımın olmasını istememden dolayı öğretmen oldum ve büyüme hikayeleri okumayı seviyorum. Neyse, konumuz bu değil; gelelim kitaba... Biz "erkek milleti", 20. yüzyılın ikinci yarısı ile beraber atalarımızı ruhen büyütüp geliştiren birçok kavramı kaybettik. Ne dünya üzerinde keşfedilecek bir saklı şehir kaldı ne de uğruna ideolojik kavgalar verilecek yeni yeni davalar. Üstüne 9-5 işlerimize sıkışıp kaldık, ve geçim kavgası en büyük derdimiz oldu. İşte -tam da bu noktada edebiyat ve sinema içerisinde "Manic Pixie Dream Girl" (Manik, Peri gibi Rüya Kız, kısaca MPDG) stok karakteri patlak verdi; çünkü hepimiz hayatımızı bir şekilde heyecanlı kılacak bir şeye muhtaçtık ve bunu elimizde kalan tek "heyecanlı" mecraya, aşk hayatlarımızda aramaya başladık. Fakat bir gerçeği unuttuk; kurgu, adı itibariyle gerçekdışıdır; haliyle bir MPDG'nin gelip hayatı bizim için daha güzel yapması da hayalden öteye gidemez. İşte John Green'in anlatmaya çalıştığı da aşağı yukarı bu. Bu kitabı okuyup kendi Alaska'sının fernwehini* yaşayacak genç erkek kardeşlerime bir "ağabey" tavsiyesi vereyim; gerçekten boşuna beklemeyin. Ama öte yandan "büyüyünce" fark edeceksiniz ki aslında Alaska'nın peşinde olmak güzel, Alaska'yı bulma umudu değil. Sadece gerçek beklentilere girip hayatımıza girecek her kızı Alaska sanmaya gerek yok. Hepinize benden bir brofist, kalın sağlıcakla. *Fernweh: Almanca'da "hiç gidilmeyen bir yere duyulan özlem" anlamına gelen sözcük.
İlişkiler
Looking for AlaskaJohn Green · Penguin Books · 20194,777 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
10/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2020 15. kitabı
Benim en sevdiğim süper kahraman olan Daredevil, 56 yıllık yayın tarihinin ilk 15 yılını Marvel'ın değeri bilinmeyen karakterleri arasında geçirdi, ta ki 1979'da kaderin elleri Frank Miller'ı Daredevil ile buluşturana kadar. 80'lerin ve 90'ların çizgi romanını inşa eden en önemli isimlerden biri olan Miller'ın elinde Daredevil daha ciddi, daha karanlık bir karakter oldu; bugünkü Daredevil'ın karakterinde önemli rol oynayan Elektra gibi elementlerin çoğu da Frank Miller'ın Daredevil'a hediyesidir. Frank Miller'ın yazdığı Daredevil hikayelerinin çoğu okuyucularına enfes bir çizgi roman deneyimi sunar, fakat bir tanesi vardır ki bu hikayede Daredevil'ın potansiyeli zirveye çıkmıştır; Yeniden Doğuş (Born Again). İsmi Hristiyanlığı sonradan kabul edenlere verilen isimden (Born Again Christian) alan hikaye, başından geçen bir dizi olay sonunda (spoiler vermemek için muğlak ifadeler kullanıyorum) tüm hayatı alt üst olan Matthew Murdock'un kendini yeniden buluşunu ve yükselişini anlatıyor. Arkada Claudio Monteverdi'nin Magnificat'ı çalarken tüketiniz efendim.
Daredevil Korkusuz - Yeniden DoğuşFrank Miller · Arkabahçe Yayınevi · 2019138 okunma
Konuşan Kur'an'ın Dilinden: Nehc'ül Belâga
10/10
··
Beğendi
"Ben kimin velisi isem Ali de onun velisidir!" -Hz. Muhammed (S.A.V.) "Bedr'de atanın (buradan kasıt dayısıdır) başını gövdesinden koparanım. O gün elimde olan kılıcım da hala bendedir. Ben o günkü imanım ve cesaretim ile senin karşına çıkacağım..." -İmam'ın (a.s.) Muaviye'ye yazdığı bir mektuptan O ki Natık-i Kur'an (yürüyen, konuşan Kur'an), O ki ilim şehrinin kapısı. O ki hayatını İslam'a feda etmiş Allah'ın Arslanı... İmam Ali (a.s.) hakkındaki bu övgüleri herkes bilir, ama O'nun bu övgülere mazhar olan hikmetini, azmini, aklını, düşüncelerini birçokları bilmez. Halbuki kendisinin Emirlik döneminden önce de sonra da verdiği vaazlar, yaptığı yazışmalar ve devlet üzerinde yaptığı düzenlemeler iyi belgelenmiştir. Şia alimlerinin en büyük isimlerinden Seyyid Razi'nin (r.a.) titiz çalışması sonucunda toplanan Nehc'ül Belâga, İmam Ali'nin (a.s.) vaazlarının, mekutplarının ve anılarının toplandığı antoloji niteliğinde bir eser. Unutmayalım ki Allah, kitabında bize Allah'ın ipi olan Kur'an'a (hem "natık" olanına, hem olmayanına) sıkı sıkı sarılmamızı ve bir yere (şehre, eve, binaya) girerken kapısından selam vererek* girmemizi emrediyor. Yüreğinizde bol bol Ehl-i Beyt sevgisiyle okuyunuz. *Esselâmu aleyke yâ Emir'ül Müminîn Ali İbn Ebu Tâlib (a.s.)!
Nehcü'l BelağaEş-Şerif Er-Radi (Seyyid Razi) · Kevser Yayınları · 2013259 okunma
10/10
·126 syf.··
Beğendi
·
2020 27. kitabı
ABD son 10 yıldır beyaz olmayan azınlıkların birçok alanda daha fazla söz sahibi olduğu bir yer haline geliyor. Bunun etkilerini en yoğun gördüğümüz mecraalardan biri de alt kültür materyalleri. 2013-2014 yılları civarında Marvel da ABD'nin bu değişen dokusuna ayak uydurmak için bazı adımlar attı. Bu adımların başında da bazı karakterlerin yeni inkarnasyonlarını azınlıklara vermek geliyor. Fakat bu değişimin şöyle bir riski var; eğer serinin emanet edildiği yazar "dersini iyi çalışmazsa" ortaya koyduğu karakter, ait olduğu azınlığın iğrenç bir karikatürüne dönüşebiliyor. İşte Ms. Marvel da bu noktada yazarı ve editörü ile bu tuzağa düşmekten kurtuluyor, hatta benzerlerinin arasında parlıyor. Yeni Ms. Marvel'ımız olan Pakistan asıllı Amerikalı Kamala Khan'ın yazarı G. Willow Wilson beyaz bir ABDli olarak doğmuş, 20li yaşlarının başında müslüman olmuş, yıllarca Mısır'da yaşayıp İslam Dünyası'nı, İslam'ın Batı kültürü ile ilişkisini, ve Batı'da doğan müslüman çocuklarının çekebileceği sıkıntıları yakından deneyimlemiş bir isim. Willow Wilson'ın yanına, editör koltuğuna oturttukları Sana Amanat ise Pakistan asıllı bir Amerikalı; haliyle yukarıda bahsettiğim tüm başlıklar konusunda birinci elden deneyim sahibi bir isim. Haliyle bu ikilinin kreatif birlikteliğinin ürünü olan yeni Ms. Marvel'ımız Kamala Khan canlı, gerçek, organik bir karakter; iki kültür arasına sıkışmış 16 yaşında genç bir kız olmanın getireceği bütün ikilemleri, sancıları, isyanları, kendini tanımlama çabasını onunla beraber biz de deneyimliyor, süper kahramanların hayranıyken kendini birden bir süper kahraman olarak bulan Kamala'nın "süper kahraman" kavramını kendi özel deneyimiyle yorumlayışını izliyoruz. 6 yıldır severek okuduğum, 3.5 yıldan fazladır aylık fasiküllerini biriktirdiğim güzide bir hanım
MS Marvel Cilt 1G. Willow Wilson · Arka Bahçe Yayıncılık · 201569 okunma
10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2011 1. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2011 11:00
"Bu dünya bir hayalden başka bir şey değil, Ve bu haliyle oldukça mükemmel Ne iyiyle, ne kötüyle, Ne kabul etmeyle, ne reddetmeyle hiçbir alakası yok! Bunları düşündükçe insanın gülesi geliyor..." -Dzogchen Yazıtları "Dünya hayatı oyun ve eğlenceden ibarettir..." -Kur'an-ı Kerîm, 29 (Ankebut):64 Budizm, yeryüzündeki yaklaşık 2400 yıllık tarihi boyunca yayıldığı coğrafyalarda farklılaşmış olsa da tüm farklı düşünce okullarının özünde dünya hayatının boş bir ilüzyon olduğunu ve dünya üzerindeki tüm acının ve zulmün bu ilüzyonu gerçek zannetmekte yattığını düşünen ve kurtuluşun bu ilüzyondan kurtulmak olduğunu savunan bir inanç sistemi. Adından da anlaşılacağı üzere Budizm, M.Ö. 5. yüzyılda yaşadığı düşünülen Hintli bilge Siddhartha Gautama'ya, ya da bizim bildiğimiz unvanı ile "Buddha'ya" (Sanskritçe'de "Aydınlanmış" demektir) dayanıyor. Herman Hesse ise bu kitabında ortaya şöyle bir headcanon* sunuyor; aslında Siddhartha, Gautama Buddha'dan ayrı bir kişi ve bugün bizim Budish öğretileri dayandırdığımız Siddartha Gautama Buddha aslında bu iki farklı şahsın hayatlarının ve öğretilerinin karıştırıldığı sinkretik bir kişilik. Biz bu yükte hafif, manada ağır kitapta Herman Hesse'nin Gautama Buddha'dan ayırıp can verdiği Siddhartha'nın aydınlanmaya giden yolculuğuna tanık oluyoruz. Kitap, aynı zamanda Budist doktrinin en temel hatlarıyla da olsa Batı'daki en doğru analizlerinden biri olma özelliğini taşıyor**; 2500 seneye ve Asya gibi devasa bir coğrafyaya mal olmuş bir inanç sistemini tüm hatlarıyla 150 küsur sayfalık bir kitaba sığdırmak mümkün değil, ama en basit haliyle Budizm'i anlamak için iyi bir giriş kitabıdır Siddhartha. Hasılı eğer gerçekliğin doğasına farklı bir bakış açısı arıyorsanız tercihen bir bahar gününde, sabah saatlerinin sessizliğinde ve duruluğunda
SiddharthaHermann Hesse · Can Yayınları · 201347bin okunma