Adı:
Looking for Alaska
Baskı tarihi:
2006
Sayfa sayısı:
221
Format:
Karton kapak
ISBN:
9780142402511
Kitabın türü:
Çeviri:
İngilizce
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Speak
Baskılar:
Alaska
Looking for Alaska
Before. Miles "Pudge" Halter's whole existence has been one big nonevent, and his obsession with famous last words has only made him crave the "Great Perhaps" (François Rabelais, poet) even more. He heads off to the sometimes crazy, possibly unstable, and anything-but-boring world of Culver Creek Boarding School, and his life becomes the opposite of safe. Because down the hall is Alaska Young. The gorgeous, clever, funny, sexy, self-destructive, screwed-up, and utterly fascinating Alaska Young, who is an event unto herself. She pulls Pudge into her world, launches him into the Great Perhaps, and steals his heart.

After. Nothing is ever the same.
320 syf.
·Beğendi·9/10
"Acaba sonunda ne olacak?" diye merak etmekten kendimi alamadım. Çünkü John Green 'in tarzı gereği olsun, hiç beklemediğiniz bir şekilde bitiyor roman.

Yalnız, kitabın bazı bölümleri bana fazla cinsel içerikli geldi. Bence yazar anlatacağı konuyu daha yüzeysel ele alabilirdi.
320 syf.
·7 günde·Puan vermedi
Bir kitabı okuduğumda en çok sevdiğim şey kitabın bana kattıklarını ve benim kitapta asla unutamıyacağım olayları detaylıca düşünmek olur. Miles ve Alaska ile soruların cevaplarını aramaya başladım ve cevaplar işte o unutulmayacak detaylarda. Kitapla birlikte düşünmeye başladığım büyük belkimi bularak. Bu labirentten nasıl çıkacağımı değil de labirentle nasıl başa çıkacağımı cevaplayarak bitiriyorum bu güzel romanı.  Bir John Green romanı daha yine tüm sürükleyiciliği ve beklenmedik olayları ile bitti.
  • Kağıttan Kentler
    7.0/10 (343 Oy)229 beğeni1.173 okunma172 alıntı8.669 gösterim
  • Final
    8.7/10 (550 Oy)493 beğeni2.206 okunma62 alıntı9.302 gösterim
  • Uyumsuz
    8.6/10 (536 Oy)503 beğeni1.836 okunma79 alıntı8.698 gösterim
  • Sessizlik
    8.4/10 (640 Oy)572 beğeni2.649 okunma53 alıntı9.558 gösterim
  • Kuralsız
    8.2/10 (374 Oy)321 beğeni1.339 okunma47 alıntı4.172 gösterim
  • Çığlık
    8.2/10 (757 Oy)668 beğeni3.106 okunma63 alıntı14.006 gösterim
  • İlk Aşk
    6.4/10 (289 Oy)185 beğeni943 okunma59 alıntı12.400 gösterim
  • Sevgilimden Son Mektup
    7.9/10 (367 Oy)315 beğeni1.375 okunma155 alıntı11.682 gösterim
  • Labirent: Alev Deneyleri
    8.5/10 (617 Oy)560 beğeni1.872 okunma75 alıntı7.007 gösterim
  • Fısıltı
    8.2/10 (1.187 Oy)1.024 beğeni4.134 okunma133 alıntı30.447 gösterim
320 syf.
·Puan vermedi
Aynı Yıldızın Altında adlı kitaptan sonra okuduğum harika bir kitap. Algı meselesi tabi ve çevremde bu kitabı okuyan hatırı sayılır miktarda insan var ama beğeni düşünceleri arasında dağlar kadar fark var. Bir taraf çok beğendiğini söylerken diğer taraf beğenmenin yanına yaklaşmıyor. Bana kalırsa cidden anlatımıyla hiç sıkmadan okunabilecek bir kitap.Filminin çıkmasını dört gözle bekliyorum. Özellikle Alaska karakterine kim hayat verecek merak içerisindeyim....
320 syf.
·Beğendi·10/10
Kolay kolay kitaplardan etkilenmem ama bu kitabı bitirdiğimde sarsıldım resmen :) alaskanin değişik yaşamı.. tiknaz in ilkleri.. Geçen güzel arkadaşlıklar.. Her şeyiyle mükemmel, Kesinlikle okunması gereken bir kitap.
320 syf.
·23 günde·Beğendi·10/10
Aslında bu kitap benim okul tarafından verilen yaz ödevimdi.Pek hevesle başlamamıştım hatta başlarda yarıda bırakmayı düşünüyordum. Fakat ilerledikçe kitap daha da güzelleşti ve bana çok şey kattı. Bir insanın hayatının birden nasıl değiştiğini anlayacaksınız.
320 syf.
·10/10
her şey bir kızdan ortaya nasıl çıkar biz bayanlar neden bu kadar saf yada kötü olabiliyor bazen tamam bu çok iyi bu olabilir diyoruz ama olmuyor işte her ne oluyorsa gene üzülüyoruz ..
320 syf.
·8/10
Hakkında iyi kötü bir fikre sahip olduğumu düşündüğüm John Green'in bu romanını incelemeden, araştırmadan tamamen kitapsızlık sürecimde karambolde elime aldım. (Laf aramızda tembelliğimin boyutu o dereceydi ki kitabın aşk romanı olduğuna da kendi kendime kanaat getirip bir süre de o bekleyişle okudum durdum. Sanki adam mütemadiyen aşk romanı yazmak zorundaymış gibi.) Her neyse... Baktım akıcı ve sıkıcılıktan uzak okumaya devam edeyim bari dedim. Romanın kısaca özetine gelirsek;

Bulunduğu şehirde annesi, babası ve okulundan örülü yaşamında belirli bir akademik başarıyı düzenli olarak yakalayan kahramanımız Miles Halter, François Rabelais'nin ölmeden hemen önce "Büyük Belki" olarak tarfi ettiği bilinmezin ne olduğunu bulabilmek için yatılı okula yazılmaya karar verir. Sıska ve uzun boyu ile herhangi bir dalda kazanamadığı başarılarının ardından topluma tepki ya da kendini koruma adına geliştirdiği umarsızlıkla yeni yaşamına adım atar. Oda arkadaşı vesilesi ile hızlıca içine girdiği küçük grup, özel yaşamlarında kendilerine sakladıkları sorunlu sırları olan ama bir şekilde geliştirdikleri öz güvenleri ve akademik başarıları sayesinde okul yaşamında kendilerine yer edinmiş çocuklardan oluşmaktadır. Oda arkadaşı Albay ve komşuları Alaska Young'ın başı çektiği dört kişilik grup çok kısa bir zamanda sınırları dahilinde yakınlaşırlar.

Evet, romanın kısa özeti bu. Bu gençlik romanının nesi 8 puan etti derseniz her şey bu özetin ardından gelenlerle başlıyor işte.Romanın büyük bir kısmını aynen yukarıdaki yaklaşımla burun kıvırarak okuduğumu itiraf etmeliyim. "Sıradan, hatta benzerlerinin çokluğundan aşırı sıradanlaşmış Amerikan liseli edebiyatı" dedim. John Green'in yazım üslubunda allayıp pullamadan başardığı sade vurguna bayıldım öncelikle. Romanın belirli bir noktasına değin geri sayım yapıldıktan sonra ardından da günler ileri gitmeye başlıyor. Anlayacağınız üzere o "Sıfır" noktasında Tıknaz lakabı alan Miles ve arkadaşları yaşamlarının dönüm noktasını oluşturacak bir deneyim yaşıyorlar. Her birinin kendi içinde aşmaya, devam eden yaşamlarına yedirmeye, ve anlamlandırmaya çalışacakları bu deneyimin ardından yaşananlar o denli güzel işlenmişti ki o noktadan sonra o çocuklardan birisi gibi hissetmeden romanı okumaya devam edemez hale geldim. Bu süreç içinde en can alıcı karakterin din tarihi dersi öğretmenleri olduğunu düşünüyorum. Ölüm eşiğinde olan bu öğretmenin verdiği dersin önemini özümseyişi, bu inancı öğrencilerine sunuşundaki incelik ve yücelik, herhangi bir inanışı öne çıkarmadan tüm dinleri ruhani boyutta takdim ediş usulü muhteşemdi. Özellikle kahramanımız Tıknaz'ın, yaşadıkları deneyimin ardında sakladıklarını kavramasında o denli sihirli bir dokunuş sağladı ki...Cerrah Hugh de Singleton'ın günlüklerindeki dini o saf haliyle yaşama uyarlama şeklinin yazım sanatıyla ifadesi ne denli güzel duygular uyandırdıysa bu romanda da aynı keyfi aldım. Bitişteki kendini irdeleyen metnin içeriği de her gencin hayat felsefesi edinmesi gereken türdendi diye düşünüyorum. Tavsiye ediyorum.
320 syf.
·Puan vermedi
Önyargılı yaklaşıma sebep olmak istemem ama ne yazık ki beklentimi pek karşıladığı söylenemez. Bir solukta bitireceğiniz merak uyandıran tarzda değil.
320 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Kitabın dili oldukça akıcı, okurken beni sıkmadı fakat içerik olarak çok basit buldum. Kitapta anlatılanlar gibi birden fazla amerikan filmi izlemiş olmamdan kaynaklanabilir. Okurken sıkılmazsınız ama doyurucu bir kitap olduğunu düşünmüyorum.
320 syf.
·4/10
Vasat bir kitap.Olağan Amerikalı bir grup liseli genç hikayesi. Yarım bırakma isteğiyle dolup taştım okurken ama ıkına sıkıla bitiridim neyseki. Bana pek bir şey hissetmedi açıkçası.
320 syf.
·10/10
Selam, 1 haftadır reading slumptaydım ve reading slumpta cidden boş boş oturmak, instagram- twittır da pineklemekten başka içimden hiçbir şey yapasım gelmiyor. Ve 1 haftadır aklımda olan tek şey Alaska’nın Peşinde’ye yorum yapamıyor oluşum. Çok sevdiğim bir kitabın yorumunu geciktirmeyi hiç sevmiyorum ve bugün kolları sıvadım.

Bu sene gerçekten benim için adeta bir John Green yılı oldu şüphesiz. Ve Alaska da benim en sevdiğim John Green kitabı. Gerçekten kitaptaki tüm karakterleri o kadar çok sevdim, o kadar çok bağlandım ki, anlatamam. Hepsi de gerçek gibiydi. Hepsi de gerçekte nefes alıyor ve tüm o eşek şakalarını sahiden de planlıyor gibiydiler. Muazzamdı.

John Green, her kitabında görüş açısını sevdiği birinin görüşünü kullanır. Şimdiye kadar okuduğum tüm kitaplarında rastladım buna. Bu kitabında ise Bolivar’ın labirentini kullanmıştı. Ve Rabelais'nin Büyük Belkisini.

Kitabın en başında Green size tüm kitap boyunca yanıtını arayacağımız şeyi bize veriyor: Labirentten nasıl çıkarsın?

Bu size başta anlamsız geliyor ve Green bunun farkında. Bu yüzden hemen diğer soruyu da ekliyor: Ne labirenti?

Yani biz ne labirentinin içindeyiz de çıkmaya çalışıyoruz? İşte o andan itibaren olay edebi bir anlam kazanıyor, soru size güzel ve anlamlı geliyor. Düşünmeye başlıyorsunuz. Ve sonra ne labirenti olduğunu merak etmeyi bırakıyorsunuz ve şunu merak ediyorsunuz: Green buna nasıl cevap verecek?

İşte Green, sizin onun cevabını değil de kendi cevabınızı düşünseniz gayet kolaylıkla bulabileceğiniz ama kendi cevabınızı düşünmediğiniz, dolayısıyla bu cevap asla aklınıza gelmediği için sizi büyüleyen sıradan cevabı veriyor.

Bu yüzden size tavsiyem Green’in cevabını değil, kendi cevabınızı düşünmeniz.

İşte bu kitap, Miles’ın Büyük Belisi’ni bulmak için, Creek yatılı okuluna yazılmasıyla başlıyor. Ve orada bir gün geçirmesiyle tüm hayatı değişiyor. Oda arkadaşı (kitap boyunca ismi sadece 2-3 kez geçtiği için hatırlamıyorum kjdkdk) sadakate takıntılı bir biçimde takıntılı olan Albay ve ‘albay’ ünvanı ona eşek şakası düzenlemede ki başarısından dolayı verilmiş. Ve Creekte ki olay bu: Eşek şakaları.

Her neyse, Miles o gün Albay’ın arkadaş grubundaki insanlarla, yani Alaska ve Takumi’yle de tanışıyor ve o günün gecesi yatağında uyurken aniden Albay tarafından uyandırılıyor ve iki çocuk tarafından bantlanıp göle atılıyor.

Başta-

Şuan şunu fark ettim, bu kitabın konusu yok. Yani var ama yok, anlatmaya kalksam böyle tüm kitabı anlatmam gerekir. Özet falan geçilemez.

Bu yüzden sadece uzatmadan şu kadarını söyleyeyim. Bu kitabı okuyun.

Karakterle o kadar müthiş ki. O kadar gerçek ki.

Alaska’nın yaşadığı buhranlar ve bencilliği bile gerçek. Sinir bozucu ama gerçek. Kartal’ın kötü gözükmesine rağmen içinde yatan iyilik gerçek. Miles’ın mutluluğu gerçek. Albay’ın zenginlere olan düşmanlığı ve Sarah ile ilişkisini anlatırken ki ‘sürekli kavga ettiğin birini özlemek çok saçma’ deyişi gerçek. Takumi’nin sonunda kendini dışlanmış hissetmesi, her şey gerçek.

Takumi yaaa. Takumi’yi çok sevdim, hatta aşık falan oldum. Tüm karakterler bir yana, Takumi bir yana. Hele sonunda kendini dışlanmış hissedince ‘aşkım, balım, peteğim. Sen sıkma o tatlış canını, tilkileri kimse üzemez,’ demek istedim.

Tilki de şeyden geliyor. Takumi’nin tilki şapkası. Takumi’nin sevimki tilki şapkasıııı.

Neyse. Takumi’ye olan aşkımı içimde yaşayacağım.

BU KİTABI MUTLAKA AMA MUTLAKAMUTLAKAMUTLAKA OKUYUN.

Rs den çıktığım zaman görüşmek dileğiyle, ittekimas~~

dipnot: impeth, alaska'nın peşinde'yi okudum. eğer bunu görür ve kitap sohbeti yapmak istersen yazman yeterli. 4 o.o le bekliyorum.
320 syf.
·3 günde·8/10
Akıcılığı olan bir kitap. Yazarımızı baş karakteri öldürdüğü için katil olarak adlandırdıkları eser. Okumazsanız pişman olacağınızı belirtmeden edemeyeceğim. Özellikle Alaska'nın bir konuyu kınadığı kısım harika. Yazara sonsuz teşekkürler ediyorum.
''Bir şeyin parçalanmamasını dilemeyi bıraktığınızda parçalandıklarında acı çekmeyi de bırakırsınız.''
"Tıknaz, benim hakkımda anlaman gereken şey şu ki ben derinlemesine mutsuz bir insanım."
John Green
Sayfa 180 - Pegasus Yayınları
Ve derslerimde çoğunlukla ben konuşacağım, siz de çoğunlukla dinleyeceksiniz. Çünkü zeki olabilirsiniz ama ben daha uzun zamandır zekiyim.
Oranın neresi olduğunu bilmiyorum ama bir yerlerde olduğuna inanıyorum ve güzel olduğunu umuyorum.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Looking for Alaska
Baskı tarihi:
2006
Sayfa sayısı:
221
Format:
Karton kapak
ISBN:
9780142402511
Kitabın türü:
Çeviri:
İngilizce
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Speak
Baskılar:
Alaska
Looking for Alaska
Before. Miles "Pudge" Halter's whole existence has been one big nonevent, and his obsession with famous last words has only made him crave the "Great Perhaps" (François Rabelais, poet) even more. He heads off to the sometimes crazy, possibly unstable, and anything-but-boring world of Culver Creek Boarding School, and his life becomes the opposite of safe. Because down the hall is Alaska Young. The gorgeous, clever, funny, sexy, self-destructive, screwed-up, and utterly fascinating Alaska Young, who is an event unto herself. She pulls Pudge into her world, launches him into the Great Perhaps, and steals his heart.

After. Nothing is ever the same.

Kitabı okuyanlar 1.423 okur

  • Derya Duru
  • Doğa
  • Sezin
  • Eslin Peso
  • Melek Öztürk
  • Tuana Nazlı Bayrav
  • Betul
  • Fatima Mamamdova
  • Sakis Rouvas
  • Su

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.2 (1)
9
%0
8
%0.9 (4)
7
%0
6
%0.7 (3)
5
%0.4 (2)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları