İnsanoğlunun önyargısı, bu önyargı yüzünden toplumda kendine yer edinememiş canlı… bunun acısını masumlardan çıkartarak alırken insanların önyargılarının haklı çıkması halbuki bu canlının canavarlığı insanların önyargılığından ve ona karşı nefretten oluşması… bu yüzden kitap boyunca o canlının yaratıcısına ve o canlıya her iki türlü acımanız çünkü ikisininde çıkmaza girmesi…
Ah Frankenstein ne yaptın sen? Hırs yüzünden hem kendine hem de yarattığın canlıya yazık ettin.
O hırslarımız yok mu oldukça basit gibi görünen örneğin Frankenstein gibi akademik kariyer uğruna hayatımızı mahvetmemiz…
İsviçre Alplerinde sevdiğiyle güzel bir hayat yaşayabilecekken hemde.
Hayatı biraz daha akışına göre yaşamanın en ufak şeylerle keyif almanın önemini hatırlattı bu eser bana.
Gerçekten ayarında olmayan hırs insana çöküşe götürüyor. Örneğin Nazi Almanyasının bir anda büyüme istemesi savaşı kaybetmelerine rağmen ülke başındaki zatın komutanlarını dinleyip Berlin’i savunmaya alacağına farklı farklı mevcut duruma uymayan hırs yüzünden yapılan stratejiler nedeniyle Almanyanın ikiye bölünmesi… bu en basit örneğiydi.
Sonuç olarak harika bir eserdi. Açıkçası bir üzüntü içerisindeyim hırs yüzünden çok güzel gidecek hayatın tepetaklak olması güzel anlatılmış. Tabii bu eserde hırs dışında birçok anlam çıkartılabilir ama beni en çok etkileyen hırs oldu.