Burak Çetinkol

Çocukken güneşin tadın bilmedik Büyüdük kadının adın bilmedik Bizi anlayacak kadın bilmedik Sevgisiz bir hayat çöl gelir bize ​Bize öğretilen her söze kandık ‘Yasaktır’ ‘Memnudur’ dendi, inandık Hep ‘Girilmez’ levhasına aldandık Bu tutulan, yanlış yol gelir bize ​Benim cefalı yârim kafamdır Divanda düşünmek bütün safamdır Mülkiyet benimçün büyük evhamdır Senin olanları nideyim gayrı
Sayfa 137 - İletişim yayınları 18. Baskı
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Burası Allah yapısı, açılsın cennet kapısı, Bu bir imtihansa hepsi çakar Allah deyu deyu.
Sayfa 134 - İletişim yayınları 18. Baskı
Ucuz düşüncelerindeki ucuz düzen, ucuz romanların ucuz yaşantısı Ucuz huysuzlukların ucuz saplantısı Ucuz ucuz ucuzdu. Dalgın, sinirli, suskun huysuzdu.
Sayfa 127 - İletişim yayınları 18. Baskı
- İşte Asklepios bu gerçeği biliyordu. Onun için de, hekimliği yalnız bedenleri doğuştan sağlam olup da, geçici bir hastalığa tutulmuş insanlar için kullandı. Bu hastaları ilaçla, bıçakla iyi ederken, onları gündelik işlerin den, yaşayışlarından ayırmıyordu. içini hastalık sarmış olan bedenleri kan alma, kusturma, içini temizleme gibi yollarla iyi edeceğim diye, kötü bir hayatı uzatmaya uğraşmazdı. Böylelerinin kendilerine benzeyecek çocuklar yapmalarını doğru bulmazdı. Tabiatın verdiği ömrü yaşamaya gücü yetmeyen adamı iyileştirmenin, ne o adama, ne de topluma fayda vereyeceğine inanıyordu.
Sayfa 101 - İş kültür
Ben asıl toplumu, henüz bozulmamış, gürbüz olanını ele almıştım. Ama isterseniz bozulmuş, illetli bir toplumu da ele alabiliriz.
Sayfa 60 - İş kültür