Lügat, bir isim ver bana halimden;
Herkesin bildiği dilden bir isim!
Eski esvaplarım tutun elimden
Aynalar söyleyin bana ben kimim?
Söyleyin, söyleyin, ben miyim yoksa,
Arzı boynuzunda taşıyan öküz?
Bela mimarının seçtiği arsa;
Hayattan muhacir, eşyadan öksüz?
Ben ki toz kanatlı bir kelebeğim,
Minicik gövdeme yüklü Kafdağı,
Bir zerreciğim ki, Arş'a gebeyim,
Dev sancılarımın budur kaynağı!
Bu insanlarda, bu renklerde ve bu zamanda, en geniş hayallere bile sığmayan geleceklerin hakkı ve payı varmış gibi... bu insanlarda... bu renklerde, bu zamanda, sanki dağılmış, tel tel olmuş, yok olmuş; belgesiz, nişansız, yâdigârsız, hatırlanamaz olmuş geçmişlerin en kutsal emâneti varmış gibi...