Bizler bir tiyatro oyunundaki aktörlere benzeriz. Tanrısal irade, bize danışmadan yaşam içinde ki rollerimizi belirler. Bazılarımız kısa bir dramda rol alırız, diğerlerimiz uzun bir dramda. Fakir bir insan rolü verilmiş olabilir, sakat bir insan, ünlü bir insan, bir halkın lideri ya da sıradan bir şehirli rolü verilmiş olabilir. Bizi bu oyunda verilen rolü kontrol edemeyiz. Bizim işimiz, rolümüzü en iyi şekilde oynamak ve rolümüzden şikayet etmekten kaçınmaktır. Kendinizi hangi sahnede ve hangi koşullar altında bulur sanız bulun, mükemmel bir performans gösterin. Eğer rolünüz okuyucu olmaksa okuyun; eğer yazar olmaksa yazın.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Olayları Tıpkı Ortaya Çıktıkları Gibi Sessizce Kabullenin; Olayların sizin isteklerinize uygun bir şekilde oluşmalarını beklemeyin. Olayları gerçekten ortaya çıktıkları gibi kabul edin. Bu yolla huzur sizin için olanaklı olacaktır.
Kendi Önemli Görevinize Odaklanın; Değişik bir şeyler yapmanız ve eğlenmeniz için zaman ve yer olacaktır. Fakat onların sizin gerçek amaçlarınızı yok etmelerine izin vermeyin. Önemsiz ve değersiz şeyler tarafından dikkatin dağılması ve başka yöne çekilmesi dünyadaki en kolay şeydir.
Kendinizle birlikteyken haklı olarak mutlu olabilirsiniz ve gerçekten sizin olan şeyi tanıyarak doğa ile uyumlu edimleriniz olur ve bu, mutluluğunuzu kolaylaştırır.
Başkalarından saygı ya da hayranlık beklemeden kendi yararlı işinizi yapın. Başkalarından beklediğiniz hiçbir şey, kendi yaratacağınız erdem kadar değerli değildir.