Burçin Arslan

Gerçek zevk çabada gizlidir. Tembellik bedene de sirayet eder, ilişkilerimizi, beslenme düzenimizi dolayısıyla sağlı­ğımızı etkiler. Akıl ise durağanlaşır, boş ve yorucu işlerle meşgul olur. Azme gelince; tembel insanda ne denli eksik oldu­ğunu söylemeye gerek yok. Her çaba eziyete döner, o kadar ki alakasız yerleri ağrır. Onun için ne zor iştir çalışmak! Devamlılık, süreklilik gerektiren çalışma irade terbiyesi için çok değerlidir.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bir atasözü der ki: “şeytan tembellerden beslenir". Meşguliyeti olmayan be­yin kısa zaman sonra gereksiz şeylerle ilgilenmeye başlar. Hiçbir şey yapmayan kişi sıkıntılarını tekrar tekrar çiğni­yor gibidir. Bu geviş getirme, beyni beslemediği gibi onu bitirir de. Doğru şekilde kanalize edilmeyen enerji faydalı amaçlar uğruna harcanmadığı, verimli kullanılmadığı tak­dirde kötü niyetli hislerimizin kurbanı olur. Belli belirsiz kişilik sorunlarımız ortaya çıkar. Günlerimiz, uykularımız zehirlenmeye başlar.
Yetenek dışarıdan, tepe­den inen bir şey değildir. Gelişim de dışarıdan içeriye doğru değil içeriden dışarıya doğru olur. Dış etkenler sadece bir aksesuardır. Belki de tahminimizden daha yardımcı veya az engel olur. Yalnızca iki büyük katego­riden bahsedebiliriz; istekli, ciddi şekilde harekete geçenler ve zayıf iradeli, harekete bir türlü geçemeyenler. İlk grupta olanlar ortam ve imkanlar ne olursa olsun kısıtlı imkanla bile harikalar yaratır ve genellikle imkanı da istekleriyle oluştururlar. İkinci grupta olanların da kitaplarla dolu kü­ tüphaneleri, malzemeyle dolu laboratuvarları olsun hiçbir şey yapmazlar.
“Uçamıyorsan koş; koşamıyorsan yürü; yürüyemiyorsan sürün. Ama ne yapıp edip ileri doğru hareket et’’ Martin Luther King
İnsan kendine hakim olmanın paha biçilmez bir değer olduğunu zamanla öğrenecektir. Hayattan ne istediğimiz, ne olacağımız, ha­yatta oynayacağımız rol kendine hakim olmaya bağlıdır. İnsanlardan beklediklerimiz ve insanlara vereceğimiz değer sabırdan geçiyor.