Burçin Arslan

Modern hayat şart­ları ruh dünyamızı yok etmeye ve zihnimizi meşgul etmeye gayret eder. İletişimin kolaylaşması, seyahat sıklığı, gezme alışkanlığı düşüncelerimizi dağıtmaya sebep olur. Okuma­ ya zaman bile bulamayız. Coşkulu ama bir o kadar da boş bir hayat yaşıyoruz. Günlük gazetelerin yaydığı sahte telaş, dünyanın dört bir yanından gelen üçüncü sayfa haberleri yığını, bazı in­sanları okumanın ne kadar da yararsız bir şey olduğu duygu­suna sevk eder.
Reklam
Araplar büyük bir imparatorluk kurdular ama koru­ mayı başaramadılar. Çünkü ülke yönetimi için gerekli olan düzeni, yolları, okulları ve sanayii kuramadılar. Aynı şekil­ de, tüm tembel öğrenciler, sınavların yaklaşmasıyla kırbaç­ lanmış gibi çalışırlar. Oysa eksik olan aylarca ve yıllarca az ama düzenli çalışmadır.
Mücadele etmeden mutlu olunmaz, her mutluluk az çok bir çaba ister. Kitap okumak, müze ziyareti, ormanda do­laşmak hep bir teşebbüs gerektiren zevklerdir. Ayrıca, tem­belin kendini mahrum bıraktığı zevkler istediğiniz kadar tekrarlanabilen ve çaba gerektiren etkinliklerdir. Tembeller yumruklarını sıkmadıkları için mutluluğun avuçlarının içinden kaçıp gitmesini seyrederler. Saint Jerome, bu ki­şileri ellerinde kılıçları havada bekleyen ama hiçbir zaman indirmeyen gravür heykel askerlere benzetir.
"birçok insan aklını en az şekilde kullanarak hayattan gelip geçer".
Ne ilginçtir ki insanlar her türlü eğitim için bir öğretmene ihtiyaçları olduğunu kabul ederler ancak davranış bilimlerine gelince öğrenmeye gayret etmez ve önemsemezler İrade Terbiyesi
Reklam