Burçin Arslan

Kargaşa dönemlerinde hepimizin yaptığı gibi, Montaigne de kendine şöyle der: Dünyayla ilgilenme. Çünkü onu ne değiştirebilirsin ne de daha iyi kılabilirsin. Sen kendinle ilgilen ve ken­di içinde kurtarılabilecek ne varsa, onu kurtar. Başkaları yıkarlarken, sen yapmaya bak; çılgınlığın ortasında aklını korumaya çalış. Kendini dünyaya kapa. Kendin için ayrı bir dünya kur.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Başkaları mevki, nüfuz ve ün peşinde koşarlarken, Montaigne'in bütün çabası artık yalnızca kendisine yöneliktir. Kulesine saklanmış, binlerce kitap­tan oluşma duvarlarını kendisiyle dünyanın gürültüsü arasına çekmiştir.
Kendisi için özgür düşünen, yeryüzündeki bütün özgürlükleri de onurlandırmış olur.
Doğada hiçbir şey, hatta amaçsızlık bile amaçtan yoksun değildir. Evrende olması gereken yerde olmayan hiçbir şey yoktur.
İnsan görev duygusuyla, yükselme tutkusunun ve başka tutkuların etkisiyle aslında gitmek istediğinden daha ileri gitmekten kaçınmalı, her şeyin neye değeceğini sürekli düşünmeli ve bunları gözünde aşırı büyütmemelidir; hazzın bittiği yerde durmasını bil­melidir. Hep uyanık olmalı, kendini bağımlılık altına sok­mamalı, köleleşmemeli, sürekli özgür kalmalıdır.