Burçin Arslan

İnsanların ne düşündükleri değil,kendi hayatımızla ilgili ne hissettiğimiz önemlidir. Herkesin bizi alkışladığı bir hayat değil, kendimiz olmaktan vazgeçmediğimiz ve kendi yolumuzda yürümeye devam ettiğimiz bir hayatdır.
Reklam
don kişot
Puan vermedi
Okuduğu şövalye hikâyelerinin etkisiyle gerçeklikten uzaklaşan kendisini bir şövalye olarak gören adaleti sağlamak ve kötülerle savaşmak amacıyla yollara düşen Donkişot’a yolculuğunda sıradan bir köylü olan,kolay ikna olabilecek, basit bir yaşam hayali taşıyan, fiziksel olarak kilolu ve gösterişsiz biri olan ve maceralarının sonunda bir ada vereceğini vaat ettiği yaveri Sancho Panza eşlik eder. O da bu vaatlere inanarak efendisini takip eder. Bu seçim, aslında Don Kişot’un hayal dünyasının ne kadar güçlü olduğunu ve insanların basit umutlarla nasıl yönlendirilebildiğini göstermektedir. Maceralarında Don Kişot yel değirmenlerini dev düşmanlar sanarak onlarla savaşmaya kalkışır.Gerçekte sıradan yel değirmenleri Don Kişot’un hayal dünyası ile gerçeklik arasındaki kopukluğunu göstermeye başlar. Burada insanların bazen hayallerine ve inançlarına gerçeklerden daha fazla bağlandıkları görülmektedir. Romanda dikkat çeken bir diğer olay ise Don Kişot’un bir berberin tasını çok değerli bir şövalye miğferi sanmasıdır. O berber tasını büyük bir hazine gibi sahiplenerek, sıradan görünen nesnelere bile hayal gücüyle farklı anlamlar yükleyebildiğini göstermektedir.Don Kişot’un gözünde tas, sıradan bir eşya değil, şövalyeliğinin tamamlayacısıdır.Don Kişot, hayalperest ve maceracı bir karakterken Sancho Panza daha çok gerçekçi,biridir. Buna rağmen Sancho, efendisini terk etmez ve onunla birlikte türlü maceralara atılır. Sancho çoğu zaman gerçekleri göstermeye çalışsa da Don Kişot kendi hayal dünyasına bağlıdır. Hiç görmediği prensese aşık olması da hayaller ve gerçekliği okuyucusuna birlikte sunmaya çalışmaktadır.Don Kişot başarısızlıklarına rağmen şövalye olma tutkusundan asla vazgeçmez,Sancho Panza ise başlangıçta gerçekleri açıkça söyleyen biri iken zamanla Don Kişot’un dünyasına
Don KişotErich Kästner · Can Yayınları · 20194,235 okunma
Montaigne
Puan vermedi·128 syf.··
2026 40. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 18:40
Stefan Zweig’in Montaigne adlı eseri bir biyografi değil, bir düşünce ve insanlık incelemesidir. 16. Yüzyılda yaşamış Fransız düşünür Michel de Montaigne’in hayatı anlatırken onun hissettiklerini güzel bir şekilde okuyucuya aktarılmıştır.Montaigne yaşadığı dönemdeki zorluklara rağmen özgürlüğünü ve bağımsız düşüncesini koruma çabasını ön plana çıkarmıştır. İnsanı olduğu gibi kabul eden, dogmatik düşüncelere karşı çıkan ve sürekli sorgulamayı teşvik eden yaklaşımı dikkat çekicidir.Kitap, Montaigne’in hayatını tarihsel bilgiler şeklinde sunmak yerine onun iç dünyasını, korkularını, düşüncelerini ve yaşadığı dönemin zorluklarını canlı bir biçimde yansıtmaktadır. Hayatımızda dış dünyada karmaşalar ne kadar büyük olursa olsun kendi iç huzurumuzu ve düşünsel özgürlüğümüzü koruyabildiğimiz sürece hayatı anlamayı,toplumun dayatmalarından çok biz neyi istiyoruz onu sorgulamızı sağlamaktadır.Bu nedenle Montaigne, biyografi gibi görünsede felsefi düşünceye ilgi duyan, yaşamında sorgulama evresine geçiş yapmış herkesin okumasını tavsiye ettiğim harika bir eserdir.
MontaigneStefan Zweig · Can Yayınları · 20211,651 okunma

Burçin Arslan

, bir kitap okudu
Puan vermedi·128 syf.··
3 günde okudu
·
2026 40. kitabı
Stefan Zweig
8.6/10 · 1.651 okunma
Montaigne, genç bir insanken resmi mevkilere talip olmuş, ama talip oldukları kendisinden esirgenmiştir. Şimdiyse bunlar ona zorla kabul ettiril­mektedir. Bir zamanlar krallara ve saraya yaklaşma çaba­ları sonuç vermemiştir: Şimdiyse kendisinden hep yeni ve daha yüksek düzeyde hizmetler için yardım isten­mektedir. Tam kendi içindeki insanı tanıma peşinde ol­duğu bir sırada, ötekiler onun değerini anlamaktadır.
Reklam