Burcu

Burcu
@BurcuKom
378 okur puanı
Ocak 2019 tarihinde katıldı
Puan vermedi·248 syf.··
2023 3. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 06 Şubat 2023 15:24
Bizler bir zaman yolcusuyuz. Bu yolculuğun başlangıcı, istikameti aynı olsa da herkesin yolculuğu farklı oluyormuş. Yaşanan olaylar, etkilenme dereceleri, imtihanlar kişinin kendisiyle varlık kazanıyormuş. Bir cümle var hayatı farklı bir noktada ele almamı sağlayan “Dünyan senin yansımandır” olayları algılayış biçimimiz, insanları anlamlandırmamız, ilişkilerimiz biraz da bizimle alakalı. Ayet- i kerime de buyruluyor ya “ Biz Allah’ın boyadığı renge boyandık” peki benim rengim ne etrafımda gördüğüm renkler ne renk, Allah’ın boyadığı rengi koruyabiliyor muyum? işte Dervişin Teselli Koleksiyonu bunları sorgulatan bir kitap oldu. Diğer bir yönüyle aforizma okumayı çok seviyorum. Hayatımı şekillendirmede bana yardımcı olacak cümlelerin altını çizmeyi ve hayatıma geçirebilmeyi kitap okumanın en büyük gayesi olarak görüyorum. Doğu ve batı medeniyetinden alınmış pek çok düşünce ve iki medeniyetin düşüncelerini bir kitapta bulmanın hazzı çok ayrı. Üstelik farklı yazarlardan cümleler okuduğunu hiç hissetmiyorsun çünkü varlık sızının dili aynı ona sunulan çözümler de aynı. Kısacası özellikle hayatın bizi yorduğu, kendimize yeterli olamadığımız anlarda başvurulabilecek en nadide teselli arkadaşı. Hissettirdikleriyle bendeki en özel yerini aldı. İyi ki tanıştırılmışım
1000Kitap
Dervişin Teselli Koleksiyonu 2Mecit Ömür Öztürk · Hayy Kitap · 20221,926 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·208 syf.··
2020 44. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 09 Ağustos 2020 18:51
“Ruh gurbettedir, cisim vatanında.” Öz’ler mi acı çeker yoksa suretler mi? Peki etrafımızdaki insanlar gerçek mi? Sadece suretten ibaret oldukları için mi asıl mutluluğa ulaşamıyoruz, tam oldu derken bir şeyler yarım kalıyor?! İnanan, inanmayan iki cenahın da üzerinde çokça durduğu ‘Kötülük Problemi’ üzerine yazılmış bir roman. Sonsuzluk kavramıyla başlıyor bu yolculuk. İlkokul 3. sınıftaki Can, öğretmeninden duyduğu bu kavram ve onun tavrı üzerine başlıyor sorgulamaya. Sonsuzluk fikri ağır geliyor çocuk kalbine o küçük dimağına..Ve bundan sonra da zaten sorular bırakmıyor onun peşini..Rahata ermesi için bu soruların cevaplarını bulması gerekiyor. Karşılaştığı her insanda sorularının cevabını arıyor. Hayatına dahil olan herkes onda izler bırakıyor. Ananesi, Ayhan, Ayça, Rüya, Tomris Hanım... Hepsi ayrı bir derinlik.. Ben mi bu kadar çok etkilendim yoksa okuyan herkesde aynı tesir oldu mu bilmiyorum ama heyecanım, merakım hiç bitmeden okudum. Hani heycanlanırsınız ve kalbiniz sıkışır, nefes almakta zorlanırsınız ya öyle bir his. İşlenilen konu, hissettirdikleri huzursuz eden cinsten. O soruların cevabını bulamadan sizin de rahata ereceğinizi düşünmüyorum. Belki sorularınıza tatmin edici cevap da bulamaycaksınız ama o kapıyı aralayacak bi kere.. İlk sayfalardan itibaren sizi yükseklere, başka alemlere çıkarıyor, neyin gerçek neyin rüya olduğunu anlayamıyorsunuz. Diğer sayfada neyle karşılaşacağınızı kestiremiyorsunuz. Merak duygusunu kaybettirmiyor. Önemli bir konu daha var ki öğretmenlerin çocukların gelişiminde zihin dünyasında ne kadar öneme sahip olduğu. İlk kıvılcımların oluşturulduğu özellikle ilkokul dönemlerinde iyiye sevk eden, inanca aykırı söylemlerde bulunmayan, kendi fikrini empoze etmeyen o küçük masum dimağları bulandırmayan öğretmenlere emanet etmek
1000Kitap
SuretlerCenk Mustafa Güven · Sıfır Yayınları · 2019101 okunma
Puan vermedi·354 syf.··
2020 43. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 08 Ağustos 2020 01:56
“Değişimler sancılıdır..” Baştan sona yoğun olarak hissettiğim, beni kederlendiren duyguların karşılığı bu cümle..Başka bir imparatorluğun hakimiyeti altına giriyorsunuz ve bundan sonra artık hiçbir şey eskisi gibi kalmıyor. Ne dini, ne dili ne de kültürü.. Ne eski yaşamlarına dönebiliyorlar ne de yeniyi tam olarak içselleştirebiliyorlar. Ruhundan soyutlanmış bedenler gibi..Eğreti duruyor üstlerinde. Bayo Sokoloviç ( Sokollu Mehmet Paşa)’in devşirilmesiyle başlıyor her şey. Artık o bir vezir-i azamdır. Eski topraklarına minnet duygusunu ödemek için iki ırmağı birleştiren bir köprü yaptırıyor. Drina köprüsü.. Acıların-mutlulukların, umutların-yeislerin, kültürün-yozlaşmanın her türlüsüne şahit oluyor bütün ihtişamıyla.. Bu köprünün üzerine asılan bir bildiri; Nemse bildirisi..Bir kültürün yok edilmesinin bildirisi. Şöyle bir cümle var kitapta; “Bir hükümet, bir bildiri ya da ilan vasıtasıyla halka barış ve refahı vaat etti mi tam tersini beklemek gerekti.” Bu cümlenin gerçekliğine son sayfalarda şahit olacaksınız. Son olarak Tarafsız bir kitap değil. Her fırsatta Türkler vicdansız, merhametsiz, cani olarak gösterilmiş. Mesela kitapta olan karakterlerden Abid Ağa’nın acımasızlığı, yaptığı işkenceler sayfalarca anlatılırken onun yerine gelen, iyiliği temsil eden Arif Ağa yüzeysel olarak anlatılmış.. Milli duygularınızı biraz rahatsız ediyor. Ama hoşuma giden ve beni şaşırtan bir şey var ki Türkler bu kadar acımasız, cani olarak gösterilirken Müslüman olarak oluşturulan karakterler çok etkileyiciydi. Ali Hoca, Davud Hoca..O karakterlerin düşüncelerini okurken İslamiyet işte bu diyebiliyorsunuz. Kitapta sıkıldığım yerler de oldu ama kitabı bitirdikten sonra bıraktığı izler derin oluyor. Yaşanılan olaylar, karakterler etkisini uzun süre bırakacak gibi..
Edebiyat
Drina Köprüsüİvo Andriç · İletişim Yayınevi · 20257,5bin okunma
Puan vermedi·415 syf.··
2020 42. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 02 Ağustos 2020 23:42
Ahmet Hamdi Tanpınar’ın dili, Türkçe’yi kullanımı... ne denir ki yorum yapmak bile kifayetsiz. Her okuduğum cümlesinde ayrı bir lezzet ayrı bir derinlik vardı.Okuyup geçtiğim sayfalara acaba kaçırdığım, derinliğini anlayamadığım yerler var mı diye tekrar tekrar bakma gereksinimi hissettim. Mümtaz ve Nuran’ın aşkı değil mesele. Daha derinlerde. O sadece bir yol. Varılmak istenen hakikat, anlatılmak istenen daha büyük dertler var. Garp, Şark bitmek bilmeyen mevzumuz. Arasında kalan insanlar, bunun uğruna çekilen ıstıraplar kendini bulma arayışı, insanlardan hatta benliğinden kaçış, kayboluş ele alınan meselerden birisi. Diğer ön plana çıkan mevzu ise varoluş-hiçlik arasındaki çatışma. Hiçlik uğruna hiç olan hayatlar..Varoluşu anlamlandıran, en yüce varlık, alemin gözbebeği insan.. Nasıl olunur? İnce ince işlenmiş. Bunun haricinde Musiki, şiir, sanat.. her şey var. Çok yönlü çok derin bir kitap hayranlıkla okudum. Deruni yönüyle kendine mest ediyor. Tabi ki cümlelerin dizilişi, o tasvirler, şiirimsi anlatış zaten bana düşmez yorumlamak.. Böyle değerli insanlar iyi ki var olmuşlar. Keyifli okumalar.
1000Kitap
HuzurAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201921,3bin okunma
Puan vermedi·87 syf.··
2020 40. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Temmuz 2020 17:45
“İnsani duygular kötü değildir, ancak disiplin edilmediklerinde zararlıdırlar.” Susam ve Zambaklar O kadar güzel bir kitap ki.. Yüreğe dokunan, insanlığa dair derinlerde kalmış küçücük kıvılcımları alevlendiren naif ve samimi.. İçerisinde her şeyden az biraz var. Ve tüm bunların temelinde olan şey insanlık..Bilim, sanat, teknik, eğitim, siyaset insan olmayı başarabildiğimiz ölçüde gelişiyor ve güzel sonuçlar veriyor. Susam yani kitaplar krallıkların hazineleri.. O bildiğimiz krallıklar değil bu ama içi dolu olanlarından.. Bu krallıklara ulaşmak için kitaplar nasıl okunmalı, hangi kitaplar okunmalı bunları buluyoruz kitapta. Kendi krallığımızı oluşturuyoruz. Cemil Meriç’in dediği gibi “Kitaplar zekayı kibarlaştırır.” Evet hem zekayı hem ruhu kibarlaştırmalı. Gayretimiz kendi fikirlerimizi bulmak değil, söylenileni anlamak olmalı demiş Ruskin ne kadar doğru. Ön yargılarımızla kitabı okumaya başlıyoruz kitabın başından kalktığımızda sadece o yargılara yenisini ekliyoruz. Zambaklar yani kadınlar..Kadın ne ezilen olmalı ne de ezen. Her şeyde itidalin gözetilmesi gerektiği gibi kadınla erkek ilişkisinde de sınırları korumak en önemlisi. Kadın o kadar güçlü ki tek yapması gereken içindeki o ışığı parlatmak ve bu ışıkla etrafını güzelleştirmek. Her iki çiçek de hayatımızda önemli yere sahip olmalı hakettiği değer verilmeli. Kitabı okurken içimde bambaşka duygular var oldu. Büyük bir heyecanla okudum . Çok sevdim. Bence herkes okumalı..
1000Kitap
Susam ve ZambaklarJohn Ruskin · Şule Yayınları · 20161,139 okunma