Gılgamış evrenin sonuna doğru bir yolculuğa çıkar,bu yolda aslanları öldürür,akrep-adamlarla savaşır,alt dünyaya giden yolu bulur,Urshanabi’nin taştan devlerini parçalar,ölüler ırmağının denizcilerini alt eder ve nihayet ilk tufanda kurtulabilen Utnapishtim’i bulur.Ama yine de amacına ulaşamaz,eve eli boş ve her zamanki kadar ölümlü olarak döner,fakat yeni bir fikir edinmiştir.Gılgamış,tanrının insanları yarattığında ölümü kaçınılmaz bir kader olarak verdiğini ve insanların bununla yaşamayı öğrenmesi gerektiğini öğrenmiştir.
Dharma veya Dhamma olarak bilinen bu öğreti Budistler tarafından doğanın evrensel yasası olarak bilinir.Tıpkı modern fizikte e’nin hep mc2’ye eşit olması gibi “acı arzudan doğar”kuralı her zaman ve her yerde geçerlidir.
Zihin hoşuna gitmeyen bir şey yaşadığında şiddetle bu rahatsızlıktan kurtulmak,hoşuna giden bir şey yaşadığında da zevkin kalıcı olmasını ve yoğunlaşmasını ister,bu yüzden de hep doyumsuz ve huzursuzdur.