Gözlüklerinin ardında gözkapakları kızarık, sağlıksız görünüyor ve babasının yolun kirpikleri Cemil’i birden kederlendiriyor çünkü keder hep olmadık yere gizlenir.
Gökyüzünde sayısız yıldızlar parlıyordu. Yakov gözlerini yukarı kaldırdı, elimi sıkarak alçak sesle, duygulu, haykırdı;
Başlarımızın üzerinde
Sonsuzluğun yıldızları
Ve onların üzerinde onları yaratan...
Ulu Tanrı'ya sonsuz bir sevgiyle, saygıyla ürperdi içim; üşüdüm, başımı Pasinkov'un omuzuna koydum... Kalbim dolu dolu olmuştu...
Bir kahraman gibi görüyordum onu! Ama sonra aramızda çok hüzünlü sohbetlerin geçtiğini de hatırlıyorum! "Teselliyi sanatta ara," diyordum ona. Cevabı şöyle oluyordu: "Evet ve şiir de." Ben ekliyordum: "Ve dostlukta!"- "Ve dostlukta!" diye tekrar ediyordu. Ah ne güzel günlerdi onlar!
Aziz Bey’in dramı Maryam’la başlar. Çünkü ona âşık oldu. Bu aşk kör bir göz, felçli bir sağ kol, tekleyen bir kalp gibi, ona hep acı verdi ama onunla yaşadı.
Buna benzer bir hale ömrünün sonunda bir kez daha düştü Aziz Bey. O zaman da uyumak ve uyandığında hayatının acı veren o safhasının hiç olmamış olduğunu görmek istemişti.Ömrünü pişmanlıkların damgaladığı bir yığın insan gibi...