Ulitskaya’nın bu eserinde komunizmde yaşamanın halk arasındaki etkilerini görmekle beraber,her karakterin anılarının,hayat hikayelerinin çook uzun uzadıya anlatılması beni biraz okumaktan soğuttu.şimdi ne oldu?bu nereye bağlanacak diye bekledim.sonu dahil “ee ne oldu şimdi?” sorusunu düşündüm . bu kadar uzun olmasına gerek yokmuş açıkcası. bunun haricinde çağdaş rus edebiyatının çevirilmesi çok güzel.
Her ne kadar mitolojiyi sevsem de,yazarın sürekli “Türkiyeli” “Türkiye kökenli” tanımlamaları okuma şevkimi kırdı. Ümit,Alman’a Alman derken oldukça rahatken,Türk’e Türk diyememiş anlaşılan.
Kitabın sonlarına doğru birçok yazım ve çeviri yanlışları bulunuyor. Açıkca “dayı” olan birinin “amca” olarak çevrilmesi gibi. Kitabın konuyu işlemesi oldukça uzun,bu durum editör ve çevirmeni de yormuş gibi.
“Rus Mitleri” Pagan tanrılarından Baba-Yaga’ya kadar halk mitlerini kapsayan bir kitap.Kitap kısa ve açıklayıcı,örnekler ve resimlerle de güçlendirilmiş.Zaman zaman hristiyanlıkla iç içe girmiş pagan inançlarını da çok güzel açıklamış. Ama beni rahatsız eden, isim çevirilerinin İngilizce’de kullanıldığı gibi bırakılması oldu. Rusça’da ve Türkçe’de var olan “ç”, “j” “y” ve “ş” harflerinin kullanılmaması (örn:Vseslavich,dazhbog,mokosha) gibi. Bu hem okumayı zorlaştırıyor hem de dili yabancılaştırıyor,zaten var olan sesler yerine ingilizcesini kullanmak bir okuyucu olarak beni uzaklaştırıyor. Sürekli geçen bir diğer kelimeyse destana benzeyen Rus edebiyat türü “bılina” kelimesinin “bylichka” olarak bırakılması.Zaten Türkçe’de olan bir kelimenin ingilizce kullanımını gereksiz buluyorum.Diğer yandan bu tür kullanımlar okuyucularda,Rus edebiyatının “okunması güç”bir edebiyat olduğu algısını kaçınılmaz hale getiriyor.