Siyasi bir araç olarak istihbaratın,önemine vurgu yapan Stephen R.Bowers ; istihbaratın basit bir askeri silah değil ,aslında siyasi bir araç olduğunu söyler. Çünkü savaşlar, siyasetin devamı ise, istihbaratın amaçları da siyasi olacaktır. Öyle ki ,ekonomik, sosyal ya da teknolojik sorunlar da aslında kendi içlerinde siyasi kaygıları barındırırlar.
"Evvelâ devlet kasalarından eller çekilsin.Menfaatler bir batakta boğulsun. Çeşitli yollardan halka para toplama yarışlarına son verilsin. O zaman birbirlerinin vatanseverliğine inananlar ,inanmadıkları taraflardan yürüyerek aralarında uçurum açacak yerde,inandıkları ve anlaştıkları yollardan giderek birleşsinler. Bütün prensiplere karşılıklı hörmet edilsin. Kalpler ve hüsnüniyetler birleşsin ;derdimiz ve davamız bir olsun. Yalnız şekillere ve tatbikata ait şahsî görüş ayrılıklarını göz önünde tutmayalım. Dünyanın bütün yolları Roma'ya götürdüğü gibi hep ayrı yollardan gitsek bile sonunda aynı millet davasının huzurunda diz çökelim."
Osmanlı emperyal kültürü, bir prestij kültürüydü. Bir gayrimüslim için en arzu edilir şeylerden biri, giyimini ve yaşamını Müslüman Osmanlı'ya benzetebilmekti.
Türkçülük ülküsü kutlu bir yoldur. Onun siyasi,ilmi,edebi,hissi, fikri tarafları vardır . Fakat hepsinde de temel, sağlam Türk ahlakıdır. Türkçülük ülküsüne başka türlü varmağa imkan yoktur"