Bir yerde, bizi olgunlaştıran şeyin yaş değil, hayatımızdaki acılar olduğunu okumuştum.
Eğer bu doğruysa, duygusal açıdan emekli olmuş bile sayılabilirdim.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Johnny ve shannon iki duygularını kabul etmeyen ergen... hangimiz bu evrelerden geçmedik ki.
Shannon ilk okuldan belki de doğduğundan beri zorbalığa uğrayan ve yaşıtlarına göre daha az gelişmiş ( bu tarz şiddet ve stres altında büyüyen çocuklarda gelişim bozukluğu rastlanabilir bi durum) 1.55 boyunda cılız bir lise öğrencisi. okulunda son yaşadığı olaylar yüzünden annesi onu devlet okulundan alıp özel bir koleje gönderiyor ve okulun ilk günü johnny ile tanışıyor ( kafasına ragbi topunu yanlışlıkla fırlatması ile) sonrası johnny'nin ilk günden itibaren kıza olan hislerini asla kabul etmemesi bu yüzden de sürekli gelgitli davranması, shannon'un ise yavaş yavaş arkadaşlık ilişkilerini düzeltmesi ve johnny'e aşık olmasını okuyoruz. Shannon'un ailesi korkunç bir travma. 700 küsürlük kitap boyunca sinirden kudurdum annesi ve babasına bu çocuklara bunları yaşattıkları için. özetle shannon'un ve johnny'nin birbirlerine bir türlü açılamaması ve johnny'nin sevgi dolu bir ailede büyüyüp Shannon'un zorba ailesine karşı shannon'u korumaya çalışmasını okuyoruz. Kitap akıcıydı ama 700 sayfanın son 100 sayfasında kitap ilerlemeye başladı kalan 600 sayfa johnny'nin HAYIR O 15
YAŞINDA BEN İSE 17 BU OLAMAZ diye bağırmasını en yakın arkadaşına ben kıza bir şey hissetmiyorum gibsie'den, bana yardım et benim bir kariyerim var gibsie bu kızla olmazdan, son sahnede çocuklarımı doğurmanı istiyorum nehir gibi shannon'a gelmesini okudum, eğlenceliydi ancak 700 değilde 300 sayfa olsa daha kafi olabilirdi.
Bu kitap kurgusal olsa da Kaylee’nin GRE hakkında söylediği her şey kesinlikle doğru. GRE ve SAT gibi sınavlar, kişinin gelecekteki akademik performansını tahmin etme konusunda yetersiz
olmakla kalmıyor, aynı zamanda gerçekten de ekonomik açıdan avantajlı insanları kayırıyor. Ayrıcalıklı doğmayanların lisansüstü eğitime erişimi her zaman çok daha zor oluyor ve standart
sınavlar bu soruna hiç de olumlu katkı yapmıyor. Ancak son birkaç yılda, giderek daha fazla kurum ve lisansüstü programın kabul için bu testleri zorunlu kılmaması, doğru yönde atılmış harika bir adım oldu. TED konuşmama geldiğiniz için teşekkür ederim. Şunu unutmayın: Eğer akademi size yeterince iyi veya akıllı olmadığınızı hissettirirse... Sorun sizde değil, akademide.