“Bizim sözlerimiz, yaptığımız işler, zahirde yani dışarda yürüyüş gibidir. Batın yürüyüşümüz, gönül yürüyüşümüz ise; göklerin üstüne gidiştir. Bedenimiz topraktan yaratıldığı için bedene ait duygularımız toprağı suret âlemini gördü. Can isası ise, ayağını mana deryasına bastı. Suret âlemine ve toprağa mensup olan şu kuru beden karada gezebilir. Canın seyri ise, mana denizinin ortasına ayak basmaktır. Ömür bazen dağlara tırmanarak, bazen denizleri geçerek, bazen de ovaları aşarak bu toprak aleminde geçti gitti. Böylece kıymetli ömrünü geçim derdi uğruna, şu madde aleminde harcayıp dururken, mana aleminin Ab-ı hayatını nerede bulacaksın? Masiva deryasının dalgalarını yarıp da ilahi âleme nasıl geçeceksin?