“Hazreti Muhammed, kendisine “Cevâmiu’l-Kelim” yani ilahî isim ve sıfatların hepsinin verilmiş olduğunu bildirdi. Hazreti Muhammed Aleyhisselâm, kavmini gece gündüz, yani ayrı ayrı; zâhir ve bâtın yönlerini davet etmedi. Belki gündüzde geceye ve gecede gündüze çağırdı.”
“Şit’in manası, İbrani dilinde ‘Allah vergisi’dir. Sınıf ve nispetleri çeşitli olan Allah vergilerinin anahtarı onun elindedir. Allah’ın Âdem’e ilk bağışladığı nimet, Şit’tir. Bu ihsanını, Âdem’e yine kendisinden verdi. Çünkü çocuk, babasının sırrıdır; ondan çıktı ve yine ona ait oldu.”
Hak’tan istenilen şeyde acele ve gecikme, Allah katında o şey için belirli olan kaderden ileri gelir. Dilek, vakti uygun ise hemen kabul edilir. Vakit, dünya ve ahirette gecikirse kabul, yani istenilen şeyin oluvermesi gecikir. Yoksa Allah’ın hemen kabul edeceği şey asla geç kalmaz.
“Şu hâle göre, halifelik ancak insan-ı kâmil için gerçekleşti. Allah, insan-ı kâmilin dış sûretini âlemin hakikatleriyle sûretinden, bâtınî çehresini ise kendi sûreti üzere inşa kıldı. Ve bu sebeple onun hakkında “Ben onun işitme ve görme duyusu olurum.” dedi. “Onun gözü ve kulağı olurum.” demedi. Şu hâle göre de iki sûret arasını ayırdı. Böylece de, o âlemdeki her varlıkta Hakk’ın tecellîsi, o varlığın hakikatinin istediği kadardır. “