İrade veya tutku gibi kelimelerin ne anlama geldiğini irdelememeye karar vermişti çünkü güvenmesi gerekenin, benliğini yönlendirmek adına sürekli tekrar ettiği bu kelimeler değil, kendi sağduyusu olduğunu anlamıştı. Artık bir alanı sevmesi, kendini huzurlu hissedip büsbütün olduğu gibi var olabilmesi, kendini dışlamadan kabullenebilmesi, o alanda kendine değer verip sevmesi gibi niteliklere bağlıydı.
Ne zaman bir şeyler ters gitse insanlar kaosu suçlarlar; fakat aslında çoğu zaman kaosun müdahale etmesine gerek kalmaz. Sıra birbirini katletmeye geldiğinde ahalinin yardıma ihtiyacı yoktur.