Büşra

Büşra
@BusraGurkan
Psikolojik Danışman
Bursa
67 okur puanı
Haziran 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
10/10
·382 syf.··
Beğendi
·
2021 14. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 07 Kasım 2021 12:26
Roman, Saatleri Ayarlama Enstitüsü'nün Hayri İrdal etrafında kuruluşuna etki eden kişi ve olayları içeriyor. Kısaca başkarakterden bahsetmek istiyorum. Kendisini "Gül dedikleri yerde gülen, ağla veya konuş dedikleri yerde konuşan, ağlayan, enteresan buldukları zaman enteresan olan, yüzüne bakmadıkları gün mevcut olmayan biçarenin biri." olarak tanımlıyor ve yaşadıklarını anlattıkça aslında çevresindeki insanların gölgelerinin karışımı olan, kendini rüzgara teslim eden bir insan tanıyorum. Hayri İrdal'ın saatlere karşı büyük bir ilgisi var ve bu masum ihtirasın beraberinde getirdiği tehlikeleri kabul edip hayatına yön verdiğine inanıyor. Enstitünün kurulmasına, hayatının refaha kavuşmasına sebep olan Halit Ayarcı'ya verdiği önemi baştan hissettiriyor ve onu merak etmeme neden oluyordu. Ancak Halit Ayarcı ile tanıştıktan sonra beklediğimi bulamadım. Çünkü kitap karakter sayısı bakımından oldukça zengin. Bu zenginliğe yoğun bir anlatım eşlik ediyor. Karakter betimlemeleri, tahlilleri detaylı ve tutarlıydı.*aşağıya bir karakter tarifini bırakmak istiyorum.* Kahraman Halit Ayarcı ile tanışana dek hayatına giren Seyit Lûtfullah, Aristidi Efendi, Zarife Hala, Abdüsselam Efendi, Doktor Ramiz, Pakize tüm bu karakterler ilgimi tüketti. Her biri absürd ve ilginç karakterlerdi. Karakterlerin fazla ve uzunca anlatılması yorabilir ancak Hayri İrdal'ı ve Saatleri Ayarlama Enstitüsü'nü anlamak için onları iyi tanımamız gerekiyordu. Bakın Hayri İrdal yine kendini nasıl anlatmış: "Onlar benim örneklerim, farkında olmadan yüzümde bulduğum maskelerimdi. Zaman zaman insanların arasına onlardan birisini benimseyerek çıktım. Hâlâ bile bazen aynaya baktığım zaman, kendi çehremde onlardan birini tanır gibi oluyorum." Genel olarak nükteli anlatım hakimdi kitapta. Bir yandan gülümsüyor bir
Saatleri Ayarlama EnstitüsüAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 202352,9bin okunma
Reklam
10/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2020 27. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Aralık 2020 00:49
İlk bölüm ilgi çekici bir girişle başlıyor: Abdülhamit'in İstanbul maketi üzerinde sinek kovalaması ile şehir turu yaptırıyor yazar (Üstelik kendisi İstanbul'da pek bulunmamış olmasına rağmen). Bu şehir turu ile birçok olaya şahit oluyor ve birçok karakteri tanıyoruz. Olaylar zinciri biraz karışık ama bütünlüğünü bozmuyor hikayenin. Osmanlıca kelimelerin fazlalığı kitabın sürükleyiciliğinden bir şey kaybettirmiyor. Zaten kurgu o kadar kaliteli ki bunu kusur olarak göremiyorum. Kitap bittiği an baştan okumak istedim. Puslu Kıtalar Atlası ve şimdi Yedinci Gün ile rahatlıkla en sevdiğim yazar diyebiliyorum İhsan Oktay Anar'a. Kısacası okuyun okutturun. ~Kitap bir nevi Almanya değil de Osmanlı'da geçen Dark.~
Yedinci Günİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 20164,599 okunma
10/10
·190 syf.··
Beğendi
·
2020 20. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Kasım 2020 06:43
Kral Lear, şiirsel anlatımı sayesinde mükemmel akıcılığa sahip ve tiyatroya gidemediğimiz şu dönemlerde okunacak keyifli bir kitap. Aldığı hatalı kararlar ile kızlarının ihanetine uğrayan kralın konu olduğu bir trajedi. Kral Lear "Ruh huzurluysa, beden duyarlıdır. Oysa ruhumdaki fırtına köreltti tüm duygularımı. Yalnız şuramda, içime oturmuş, beni kıvrandıran bir şey var: Evlat nankörlüğü!" Kitabın bence en önemli karakteri Soytarı. Bu karakter kişinin yalnızca gerçekleri gösteren başka bir yanı, aynası gibi. Kabul edilemeyen gerçeklerin vücut bulmuş hali. Kısacası bayağı rahatsız edici :)
Kral LearWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202510,4bin okunma
Puan vermedi·210 syf.··
2020 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Ağustos 2020 01:50
"Diğer insanların duygusal durumlarını anlamak, duyusal bilgiyi doğrudan duygusal terimlerde kodlayan bir ayna mekanizmaya bağlıdır." Kitabın adı ve konusu oldukça ilgimi çekmişti. Nörofizyolojiye ilginiz var ve belirli bir düzeyde bilgiye sahipseniz faydalı bir kitap olabilir. Benim için ilk bölümler yeterince açıktı ama terimler arttıkça okumakta zorlamaya başladım. Salt bilgi yerine örnekler daha anlaşılır hale getirilebilirdi.
Beyindeki AynalarCorrado Sinigaglia · Alfa Yayıncılık · 201781 okunma
9/10
·282 syf.··
Beğendi
·
2020 7. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 04 Ağustos 2020 14:53
Deborah 16 yaşında şizofreni tanısı almış bir kız. Onun neler yaşadığını ancak tahmin edebileceğimiz, biraz olsun hayal edebilmemiz adına çok güzel bir kitap. Onun dışında şizofren bir aile üyesine sahip olmanın, ebeveyn ve kız kardeşine etkilerini biraz daha ayrıntılı okumak isterdim. Yazarın karakterin yaşadığı gerçeklikten kopukluğu, kendine yabancılık hissetmesini, çarpık düşüncelerini, sanrılarını çok iyi ilettiğini ancak ailelerinin yaşadıklarına değinilen yerlerde anlatımın zayıf olduğunu ve bu yüzden de kitabın akışının bozulduğunu düşünüyorum. Şizofreniyi bu denli başarılı anlatmasının nedeni yazarın bir zamanlar psikiyatrik tedavi öyküsünün bulunması. Hatta yazarın kitabı çocuklarından gizlemek için takma adla yayınlamış olması kitaba daha ciddiyetle yaklaşmamı sağladı.
Sana Gül Bahçesi VadetmedimJoanne Greenberg · Metis Yayınları · 202119,3bin okunma
Reklam