Almanca'da “ köylü kurnazlığı “ diye bir deyim vardır. Bu deyim aşırı pragmatik, şu an için avantaj getiren, genelde prensipten uzak ve günü kurtaran yaklaşımlar için kullanılır.
Olayın arka perdesini fazla irdelemeden, orta vadedeki sonuçlarını hesaplamadan sadece 'bugün getireceği avantajın peşinde
olmak' anlamında kullanılır.
Ortalıktaki bir ton işe ve harekete bakınca bizde de “ köylü kurnazlığının“ oldukça yaygın olduğunu görmemek elde değil.
Sadece “ benim memurum işini bilir” den, “ dün dündür, bugünde bugün” e, mikrofon açık bırakılınca “ isterse yapmasın “ a kadar
gelen bir politikacı sendromu olarak kalsa iyi...
Toplumun her kesimini sarıp sarmalamıştır. Köylü kurnazlığının yaygın olduğu toplumlarda yalakalık, işi için gerekirse ceset çiğnemek,
başkalarını haklarını kendi avantajı için ihlal etmek alır yürür. İşin enteresanı bu tip kurnaz kendi yarattığı gerekçelere kendisi en kolay
inandığından bunu sonuna kadar savunur.
Köylü kurnazı elektiriği yandaki trafodan çalar, gelir kahvede bide bununla övünür.
Kendini kurnaz zanneden mütahit, demirden çalar ve gece “ne biçim kar yaptım” diye iyi uyur. Ev birisinin kafasına yıkılınca vicdan
azabı bile duymaz.