Her şeyin kalpte başlayıp kalpte bittiği mevsimde her şeyin kalpteki rengine göre isim aldığı yerde yusuf bu duasındaydı ve birazda bu dua ile bu duayı edebilmiş olma yürekliliğiyle peygamberdi Rabbim bana istememeyi isteyebilmeyi nasip et
Geceydi Aşk gökyüzünün tabakalarını inip de birer birer Züleyha’nın kalbinin zarına değdi fuada (kalbe) işledi
Yusuf’un kokusu dokundu önce Züleyha’nın ruhuna sonra sesi
Kalbi giden bir yol vardır derûnumda (içimde) İşte asıl o zaman aynayım ve bahtım ben Marifet o yolu bilmekte sûrete (görünüşe) sûret (görünüş) asıla asılım diyebilmekte
Demek ki süretâ çirkin olur ya ama Kalbi benim sathım (yüzeysel) kadar cilalı lekesiz ve temiz ve tertemiz bir adam baktığı zaman bana kendi kalbinin tam ortasındaki noktada bütün çirkinliklerin hükümsüz kaldığını dahası çirkin diye bir şey olmadığını sûreti (görünüşü) aştığını
BÜTÜN SIRRIN MANADA SAKLANDIĞINI
FARK EDERSE
İŞTE ONA BAHTLARIN DA ÜSTÜNDE
BAHTIM BEN