O benim bu dünyadaki aynamdı. Ruhumun aynası, kalbimin aynasıydı. Ona bir gün "Ruhumdan her geçeni dudaklarıma yollasam ruhuma ne kalır?" demiştim ya hani. Zeynep benim dudaklarımdan dökmeyip ruhuma bıraktığım her şeyin tamamıydı.
Ruhum toprağa gömülmüştü,
ben ise hâlâ yaşıyordum.
Bir solucan gibi...
Ortadan bölündükçe acı içinde çoğalıyor,
öldükçe yaşamaya birden fazla parça
olarak devam etmeye zorlanıyordum.