Kendimi uçurtmayı vurmasınlar’ın göbek atma sahnesinde gibi hissediyorum. Hep birilerinin hapishanesindeyim. Önce babamın, sonra Doğan’ın, şimdi annemin… Kendi kendilerine o hapishanede kalmak istediler. Ama yalnız başlarına değil. ‘Sen de burada kal’, dediler. ‘Olur’, dedim. Çünkü olur demek ‘seni seviyorum’ demenin bir başka yolu sanki. Otuz yaşındayım ve sebepsiz yattığım cezamın bitmesini bekliyorum.
Kımıldamak için başkasının kolunu, bacağını isteyenler, bu kadar sakat olanlar, ölünceye kadar yaşamakta ısrar etmemeliydiler, intihar böyle insanlar içindi.
Adnan: “Hükümet kuvvetinin karşısında sarığın lafı mı olur hocam? Bin softayı bir jandarma önüne katar.”
Hoca: “Yanılıyorsun: Hükümet kuvvet değildir; vasıtadır. Bir memlekette asıl kuvvet, bir fikri temsil edenlerdir. Başka memleketlerde sahici ‘fikir’ zümreleri var. Bizim memlekette hakiki ‘fikir’ yok; bizde üç yüz seneden beri ‘fikir’ diye tek bir şey var: Taassup!