“Yasaları sadece o toprakta ortaya çıkmış yasalarla ölçmekten başka çaremiz olmasaydı, adaletsizliklerin yok edilmesinde hiç aşama kaydedilmez,gerçekten de hiç ilerleme olmazdı:kölelik kaldırılmaz, kadınlar kölelerle aynı statüde görülür, LGBT bireyler hiçbir yerde insanlığın eşit üyeleri kabul edilmezdi. Azınlık hakları tanınmazdı...(Ayşen Candaş) Kitabımız Siyaset bilimci Ayşen Candaş’ın insan hakları , adalet hakkındaki düşünceleriyle başlıyor. İnsanın sadece insan olduğu için doğal hakları olduğundan ve bunların eşit dağıtılması gerektiğinden ki bu şekilde adaletin sağlanacağından bahsediyor. Ardından Amerikan ve Fransız İhtilalleri’nin düşünce kurucusu olan, politikacı, devrimci Thomas Paine’nin düşüncelerini; daha önceki sistemi muhafaza etmek isteyen, aristokrasiye yaltaklık yapan Mr.Burke’e vermiş olduğu cevapları okuyoruz. Milletleri kişilerin değil milletin icadı olan yasaların yönetmesi gerektiğinden(bunun en insanca yaşama şekli olduğundan), monarşinin adeta bir kölelik sistemi old., bir işçinin-hamalın bile belli bir özelliklere sahip olması gerekirken bir kralın yalnızca doğmuş olmasının yeterli bir sebep olmasının gülünç bir olay olduğundan bahsediliyor. Amerikan İhtilalleri Özellikle de Fransız ihtilali ayrıntılı olarak işlenmiş. Özellikle Fransız ihtilalin nedenleri; Voltaire,Montesqieu, Rousseau, Turgot gibi düşünürlerin fikirleri, burjuva sınıfının ne kadar güçlense de asla aristokrat-asil sınıfın sahip olduğu haklara sahip olamayacağından kaynaklanan hukuksal eşitsizlik, asil sınıftan alınmayıp fakir ve orta sınıftan alınan fukara vergisi, mum, ev, pencere ışığı vergisi gibi mantıksız vergilerin toplumun çoğunun üzerinde yük oluşturması vs. gibi nedenler. Ben