Tevazu iyi bir şey olsa gerek; azıcık
tevazu sahibi olmayan adam enderdir; ama bumunun sürtülmesini düşündüğünde, neden değerli olduğunu anlamak zor; acının haz verdiğini ve çok değerli olduğunu ileri sürmüyorsan elbette.
Acı çekmek - acaba- yeterince düşünülmüş bir konu mu?"
Elli yaşlarındaki kadın, gençliğinde uyumlu davranıp fedakârlıkta bulunarak yaşamayı doğal bulduğunu, ancak günümüzdeki
gençlerin artık öyle bir yaklaşım sergilememesinden memnuniyet duyduğunu söyledi. Bunun üzerine birisi, gençlerin
uyumlu olup fedakârlık yapabilmesi için umuda ihtiyaç olduğunu ancak günümüzde umut olmadığı için gençlerin bu gerekliliği bile hissedemediklerini söyleyerek elli yaşlarındaki
kadını afallattı.
Kimi zaman kendimi bütünüyle işe yaramaz biri gibi hissediyor ve umutsuzluğa kapılıyorum. Özellikle bana iyiliği dokunan, ilgi gösteren ve seven insanları hayal kırıklığına uğrattığımda,
"Etrafındakileri mutsuzluğa sürükleyen bir insan kadar lüzum suz biri olabilir mi? Başkalarını incitmek dışında bir şey bilmiyormuyum? Ben o kadarlık bir insan mıyım?" diye sorguluyorum ve kalbim parçalara bölünüyor. Bu kalp kırıklığının ardından sadece sıradan bir insan olduğum sonucuna ulaşıyorum. Ne kadar çaba sarf edip ilerlemeye çalışırsam çalışayım, en nihayetinde vardığım nokta yalnızca alelade bir insan olduğum gerçeğini haykırıyor. Sıradan insan
türüne ait olan benim, kaçınılmaz olarak başkalarını üzüp canını acıttığımı, kahkahayı paylaştığım gibi acıyı da paylaşmaktan başka seçeneğim olmadığını gösteriyor.
Bir keresinde, roman karakterlerinin hepsi biraz uyumsuz kimselerdir,o yüzden yaşamın içinden, sıradan insanları temsil ederler demiştin ya. Hepimiz uyumsuz olduğumuz için birbirimize çarpınca incinip incitiyoruz işte. Bu senin de sıradan bir insan olduğun anlamına geliyor. Hepimiz öyleyiz. Yaralayarak yaşıyoruz.