İnsandaki çocuk vicdanı, tohumdaki öz gibidir. Ve o öz olmadan tohum filizlenemez, gelişmez. Yeryüzünde bizi neler beklerse beklesin, insanoğlu doğdukça ve öldükçe, insanoğlu yaşadıkça, hak ve doğruluk denen şey de var olacaktır.
"Uzak gibi görünse de aslında çok yakın olan Geçmişin Şehri böyle görünüyordu. Ama koyu renkli sisten göründüğü kadarıyla...
Sonra hayat bana seslendi. " Beni takip et, burada çok oyalandık."
Sordum. " Nereye gidiyoruz Hayat?"
Hayat yanıtladı. "Geleceğin Şehrine gidiyoruz."
" İnsaf et Hayat."dedim. " Yorgunum, ayaklarım şişti, hiç gücüm kalmadı."
Ama hayat ısrarcıydı. " Yürü dostum. Oyalanmak ödlekliktir. Geçmişin Şehrine bakıp durmak Aptallıktır. Bak, Geleceğin şehri seni çağırıyor..."