Büşra.

"Insanın doğası sınırlıdır," diye devam ettim. "Sevin. ce, kedere, acılara ancak belli bir dereceye dek dayanabilir ve o derece aşılırsa, insan yok olur. Yani söz konusu olan birinin güçlü ya da zayıf olup olmadığı değildir! Kendi yaşantısına ne ölçüde dayanabiliyor, mesele budur! Hem ahlaki hem bedensel anlamda. Kanımca, kızgın bir ten ötürü ölen birine korkak demek nasıl garip olacaksa. kendi yaşamına son veren birine korkak demek de garip olacaktır," diye devam ettim.
Sayfa 66 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Şimdi bilirsin: Şu “gerçi” sözcüğünü kullanmadıkları sürece insanlarla aram iyidir; çünkü, her genel kuralın istisnaları bulunduğu kendiliğinden anlaşılan bir gerçek değil midir!
Sayfa 63 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Gerçeği yüreğimde saklamakla yetindim: Bizim en mutlu olduğumuz onlar, Tanrı’nın bizi sevimli bir deliliğin içine sürüklediği anlardır ve biz de çocuklara aynı biçimde davranmalıyız.
Sayfa 52 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Mutlu edemediğimiz insanların mutlu olduklarını görüyoruz ve buna dayanamıyoruz.
Sayfa 49 - Can Yayınları·Kitabı okudu
"Biz insanlar," diye başladım, "güzel günlerin bu denli az ve kötü günlerin bu denli çok olmasından yakınıyoruz. Tanrı'nın her gün bağışladığı sevinçlerin tadını çıkarabilmek için her zaman açık bir yüreğimiz olsaydı kötülüklere dayanabilme gücünü de bulurduk."
Sayfa 48 - Can Yayınları·Kitabı okudu