Yürümek isteyen ben değilim. O. Yürürken düşüncelerinin hızına yetişebiliyor, fikirlerini kolayca biçimlendirebiliyormuş. O yürürken fikirler tıpkı adımlarıyla yarattığı şehrin resmi gibi hayalinde parça parça cisimleşiyormuş. Ayaklar musavvirdir. Beni tanıyanlara İstanbul’u yürüdüğüm söylense çok şaşırırlar. Haklılar da. Uzun zamandır yürümüyorum ben. Yürürken bana nasıl saldıracağınını planlıyor. O yürürken ben sade bir kabuğa dönüşüyorum. Yürüyen o. Ben yalnız sürükleniyorum.
İnsanlara söylemeyi en çok sevdiğim kelime ‘haklısın’. Birine durmadan haklısın dersen onu etkisiz hale getirirsin. En katısının bile bu kelimeyi duyunca yüzünün nasıl gevşeyip rahatladığını, omuzlarının genişlediğini gördükçe gülmemek için kendimi zor tutuyorum. Zavallı insancıklar. Haklı olmak niye bu kadar önemli? Ne kadar aza tamah ediyorlar. İnsanlardan bunalıyor musun, bırakacaksın kendilerini haklı sansınlar. Sen de her zaman durduğun yerde dur ve onlara gülümse.