Kitabın bir başka yerinde de şöyle diyordu Campbell: "Dışımızdaki değerlerin koyduğu amaçlara ulaşmak için çabalıyoruz ama bu arada içimizdeki değerleri unutuyoruz;hayatımızdaki kopukluk buradan gelmekte."
İşte, eğer insan enaniyetine istinad edip, hayat-ı dünyeviyeyi gaye-i hayal ederek, derd-i maişet içinde, muvakkat bazı lezzetler için çalışsa, gayet dar bir daire içinde boğulur, gider. Ona verilen bütün cihazat ve alat ve letaif, ondan şikayet ederek haşirde onun aleyhinde şehadet edeceklerdir ve davacı olacaklardır. Eğer kendini misafir bilse, misafir olduğu Zat-ı Kerimin izni dairesinde sermaye - i ömrünü sarf etse, öyle geniş bir daire içinde uzun bir hayat-ı ebediye için güzel çalışır ve teneffüs edip istirahat eder, sonra ala-yı iliyyine kadar gidebilir. Hem de bu insana verilen bütün cihazat ve alat, ondan memnun olarak ahirette lehinde şehadet ederler.