Baharlar geldi geçti, sevgililer kavuştu, sen dönmedin. Yağmurlar sekizinci kez yağdı vadilere, ilk yağmurlarda geleceğim demiştin, gelmedin. Keşke hiç büyümeseydik Kays! Kuzularımız hiç büyümeseydi keşke, ey vefasız sevgili!..
İnsan, insan derler idi. İnsan nedir şimdi bildim şiirini bu kitapla beraber çok daha iyi anladığımı fark ettim. Kitap tasavvufi bir girişle başlarken akan sayfalar içerisinde kendimi çok fazla felsefi ögelerle ve sorularla baş başa buldum. Bazı bölümler bittikten sonra durup biraz düşündüm çünkü anlaması, sindirmesi gerçekten kolay gerçekleşmiyor. "İnsan ne değildir?" sorusunun yanıtını kitabı ile bütünleşerek anladığım için Dücane Cündioğlu'na çok teşekkür ediyorum... Muazzam bir eser diyebilirim.
Hakikatini feda etmedikçe ey talip, bil ki asla hakikatin eşiğine yüz süremez; tutsağı hâline gelmedikçe kendi hakikatinden sıyrılamazsın!
Oyalanma o halde, aşk azığını yanına alıp bir an evvel daireni tamamlamaya çalış!
Türkçede iki kişi çok kişidir.
Kendimle başım belada.
Yine gemi dışındayım,
Suların ortasında.
Birazdan suların üzerine çökeceği bir kıyıda.
Suyun içinde.
Tek başına.
Artık sahilsizim.